ANA SAYFA

HABERLER

  HABERLER GEÇMİŞ1  HABERLER GEÇMİŞ2   HABERLER GEÇMİŞ3  HABERLER GEÇMİŞ4  HABERLER GEÇMİŞ5  HABERLER GEÇMİŞ6  
                          HABERLER
                                     

Haber okumak için önce gazeteyi satın alırız.  Başka medya araçlarının okuyucuları ve takipçilerinin bağışları ile ayakta durduklarını bilir misiniz bilmem? 7 senedir bedava haber yapmak artık bizi yoruyor. Emeğimizin karşılığını hitap ettiğimiz kesimden alamamak bizi artık başka hitap edecek kişiler aramaya sevk etmeye başladı. Artık emeğimizin karşılığını nasıl ve nereden alırızı düşünüp yayın politikamızda değişiklikler yapmak zorunda kalıyoruz. Sitemizi ziyaret etmek bizim size sunduğumuzdan sizin yaralanmanız bizim bir çıkarımız olmaması anlamına geliyor. Tek taraflı bir fayda. Her haber okuyuşunuzda sitemizde bulunan reklamları tıklamış olsaydınız şu anda 19 bin TL kazanç sağlamış olacaktık.  Bağış, sponsor, reklam tıklama yönü ile destekçi olmanızı istedik hiç kimseden ses çıkmadı. 

Bağışlarınız için Hesap No: 135322741465002 ; Sponsor olmak için bizimle irtibata geçermisiniz?

SDÜ ŞARKİKARAAĞAÇ MYO YÖRÜK KONULU KONFERANS.

Avukat Ali Tanyıldız Yörüklüğü Üniversite Gençlerine Anlattı.

             Süleyman Demirel Üniversitesi Şarkikaraağaç Meslek Yüksek Okulunun düzenlediği Avukat Ali Tanyıldız’ın Yörükler konulu konferansı yirmi bir Aralık saat on bir sularında yapıldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Şarkikaraağaç Meslek Yüksek Okulunun kantininin konferans verilecek şekilde sandalyelerinin hazırlanması ve ses düzeninin ayarlanmasının ardından SDÜ MYO bilgisayar öğretmeni Ahmet Eren Taş Avukat Ali Tanyıldız’ı sahneye davet etti. Önce kendisini tanıtırken Şarkikaraağaç’a bağlı  Gedikli Köyündenim Yörük kökenli bir yurttaşım dedi. Yörükler ile ilgili içimdeki duyguyu kitaplaştırdım. Ben farkına varmadan bir ilki yakalamışım. Honamlı Yörükleri adlı kitabının büyük yankı bulduğunu yut dışındada ilgi gördüğünü Macaristan’da  basılıp satıldığına değindi.

            Yörük nedir diye bir soru sordu ve Yörük yürüyen insan demektir. Yörük yürüyen insan demektir ama öyle ceketini omzuna alıp ta yürüyen insan’a da Yörük denmez. Türklerin orta Asya’dan kalkıp buralara kadar Gedikliye kadar yürüyerek gediklerine değindi. Ve beraberlerinde neleri varsa  çadırlarda konaklayarak geldiklerine değindi. Çadırı anlatırken nice devletler yıkmaya nice devletler kurmaya alınmış kararlar vardır. O çadırda son kurulmuş imparatorluk Osmanlıdır dedi. Şarkikaraağaç Saçıkara Yörükleri tarafından kurulmuş bir ilçedir. Şu toplantıdan sonra yerli bir Şarkikaraağaçlıya sorsanız siz Yörük müsünüz  ağzından yel alsın diyecektir. Bende konuşmamı iki aşamada yapacağım ağzından yel alsından önce ve ağzından yel alsından sonra. Ağzından yel alsından önce Yörük nasıldı. Bu ayrım Şarkikaraağaç ile standart değil sosyolojik bir durumdur. Orta Asya’dan gelen Türkler kendilerine bir yürüyen ekonomi yarattılar kışın sıcak kıyılara yazın serin yaylalara göçerek hayatlarını sürdürdüler. Bundan Osmanlı rahatsız olmaya başladı. Beklide haklı idiler suçlunun takibinde, vergi almada ve bir çok sebepten dolayı yerleşik hayata zorladı onları. Birde toprak ağaları topraklarına zarar verildiği için rahatsız olmaya başladı. Ama kendi toprağına değil bölge halkının namusuna, malına, ırzına dokuduğu yönünde padişaha ulaştırıyorlardı. Padişah bunun üzerine ferman çıkardı.

           Yörüklük görkemli idi Yörüklük kendi kendine yetmeyi gerektiriyordu. Yiyeceğini giyeceğini üretiyordu, sağlığını korumayı biliyordu. Özgürdü ele el açmayan biri olduğu için özgürdü. Yörük göçünü anlatırken bizim Honamlı Yörüklerinden bir örnek vereyim Akşehir çimendere yaylasından göçeceklerinde Yörük beyi göç gününü belirlerdi. Develere yükler yüklenir en güzel kilimler develerin üzerine örtülü obanın en güzel gelinleri en güzel giysileri ile develeri çekerler idi. Develere takılan çanla ve kaval sesleri sazlar eşliğinde oyunlar oynanarak bir görkem sergilenirdi. Her evden en az 3 deve olarak düşünürsek ve 200 aile bir Yörük göçü deve gibi çok iri bir hayvan düşünülürse Yörük’ün geçtiği köyler ürküyordu ama o görkemli temaşayı seyretmek ten’de kendilerini alamıyorlardı. Böyle görkemli bir Yörük ağzından yel alsından önceki Yörük’tü.

        Ağzından yel alsından sonraki Yörükleri kesitler ile anlatalım. Osmanlı köyler kurdu evler yaptı. Yörüklerin bir gurubunu Antalya limanından gemilere yükledi Kıbrısa sürdü yolda gemi kaptanını rehin alan Yörükler gitmediler yaktılar yıktılar geri döndüler. Ferman çıkarıldı yeniden ama Yörükler ne dediler biliyor musunuz? “FERMAN PADİŞAHINSA DAĞLAR BİZİMDİR.” Fermanı okudu. Yazın yüksek yaylalara çıkan ve kışın sahil kesime inen Yörükhan guruplarını 1710 yılında Kıbrıs’a sürmek için görev verilen paşaya adam öldürmeye yetkilisin şeklinde bir ferman yayınlandı. 

        Cumhuriyet  dönemin dede Yörükler yerleşik hayta geçirilmeye devam edildi.

        Bir öğrenci ise soru sormak istedi ve yürüyen hukuk nasıl bir şey dedi. Ağır cezalık dışındaki çatışmalarda adli örgütleri vardı. Bu örgüt aksakallılar adını alırdı. Bu aksakallıların içinde genç onlalar da olurdu. Bu aksakallıların verdiği karar geçerli olurdu.

21 Aralık 2010

ISPARTA VALİSİ DEĞİŞTİ.

Isparta Valisi Ali Haydar Öner Kırklareli’ne Ataması Yapıldı.

                   İki yıldır Isparta'da görev yapan Vali Öner, Isparta'nın tanıtımı, Davraz Karlı Yayla Kayak Merkezi'nin master planı, hava kirliliğindeki kararlı mücadelesi, Eğirdir Gölü kurtarma ve koruma projesiyle köylerde çöp toplama çalışması başlattığını, eğitimde, sağlıkta, turizmde, ulaşımda da çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi.

                  Kırklareli Valiliği'ne atanan Ali Haydar Öner yaptığı ilk değerlendirmede "Ay yıldızlı bayrak orada da var. Isparta'da güzel günlerimiz oldu. Şimdi ise ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı bir başka şehire atandık. Hepimize hayırlı olsun" Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Valilerin atama kararnamesine göre Isparta Valisi Ali Haydar Öner’in yerine ise Merkez Valisi Memduh Oğuz Isparta'ya Vali olarak atandı.

17 Aralık 2010

HATİCE VE ŞAHİN ÇİÇEK ÇİFTİNE MUTLULUKLAR.

Gedikli İle Akkeçili Arasındaki Akrabalığı Pekiştiriyoruz.

                 Şarkikaraağaç’ın Gedikli köyü sakinlerinden Şahin Çiçek ile Barla’nın Akkeçili köyünden Hatice Akkeçili evlendiler. On dokuz Kasım Cuma gün Cuma namazından sonra Ali Rıza Çiçeğin evinin önünde bayrak kaldırma merasimi yapıldı. Saat on dört sıralarında Gedikli köyünden Akkeçili köyüne kına gecesi için hareket edildi. Saat on altı sıralarında Akkeçili köyüne ulaşıldı önce yemekler yenildi.

                 Eğlence yapılacak yere bir boy ateşi yakılması nerede ise unutulmak üzere olan kır düğününün habercisi idi. Saat on dokuz da gelin ve damadın alana gelmeleri ve dansa başlamaları ile kına gecesi başlamış oldu. Daha önceden’de aşina olduğum Akkeçili köyünün düğünlerde sergiledikleri orta oyunları başladığında bilmeyenler için adeta bir sürpriz oldu. Kız kaçırma, Deve ve Hasta oyunları ile gelen misafirleri gülmekten nerede ise yerlere yatırdılar. Seyirci arasından oyuna dahil ettikleri kişileri ise hep Gedikliden gidenlerden seçtiler. En ilginç tarafı ise Doktor lazım olunca gerçek bir Doktor Ziraatçı lazım olunca da gerçek bir Ziraatçı oyuna katıldı. Gedikliden çok sayıda genç gidince oyun için ayrılan alan gençlere yetmedi. Çoğu bir zaman nerede ise üst üste oynamak zorunda kalındı. Daha sonra kına merasimi yapıldı. Gece tekrar geri dönüldü.

               Yirmi Kasım Cumartesi gün sabah saat on sıralarında Gelin almak için Gedikliden çıkıldı. Akkçili köyünde öğle yemekleri yenildi. Saat on dört’te gelin alımı merasimi yapıldı ve Akkeçili den hareket edildi. Gedikliye gelindikten sonra köy meydanında bir tur atıldıktan sonra Küreye gidildi ve biraz oynanıp dönüldü. Saat on altıda ali Rıza Çiçeğin evine gelin indirildi. Akşam ise saat on dokuzda gelin ve damat Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gelmeleri ve dansa başlamaları ile eğlence başlamış oldu. Akkeçili gençleri topluca zeybek oynadılar Gedikli gençleri ise bacaklarına balon bağlayıp oynadılar müziğin kesildiği an bir birlerinin balonlarını patlattılar. Daha sonra takı töreni yapıldı. Akkçililer uğurlandıktan sonra düğüne eski düğünler usulü çalıp oynanandı. Eski bir nevi anılmış oldu.

21 Kasım 2010

LAİKA İNAN İLE ÖMER YAŞAR EVLENDİ.

Çiçekpınar'ın Gedikliye Kız Borcu Artmaya Devem Ediyor.

                Gedikli köyü sakinlerinden Laika İnan ile Çiçek pınar kasabasından Ömer Yaşar evlendiler. On sekiz Kasım Perşembe gün saat on dokuz sıralarında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde gelin ve damadın gelmesi ile düğün başladı. Önce gelin ile damat dans ettiler daha sonra oyunlar ile devam edildi. Saat yirmi iki sıralarında ise kına merasimi yapıldı. On dokuz kasım Cuma gün ise Gedikli Köyü Spor ve Kültür Merkezinde düğüne devam edildi. Biz başka bir düğüne katılmış olmamız sebebi ile devamını takip edemedik.

20 Kasım 2010

ŞAHİN TOROS'UN ASKER EĞLENCESİ YAPILDI.

Şahin Toros'un Tertibi Eşi Aydan Kuzey Toros Oldu.

                  Gedikli köyü sakinlerinden Şahin Toros’un asker eğlencesi yapıldı. On yedi kasım saat on iki sıralarında Gedikli köyünde dedesi Ahmet Toros’un evinin önünde yemek verildi. Akşam saat on sekiz sularında ise diğer dedesi Mehmet Günal’ın evinin önünden başlayan konvoy önce Hürriyet caddesinden indi Cumhuriyet caddesinden yukarı çıktı tekrar Hürriyet caddesinden inerek Küre’ye gidildi. Bir miktar orada oynandı ve Köye dönüldü bir miktarda köy meydanında oynandı. Saat on dokuz otuz sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde eğlence başladı. Kocaman halaylar kuruldu oynandı kına yakma merasimine gelince gazetemiz olarak askeri ağlatmaya niyetliydik ama bir türlü başaramadık. Şahin Toros tek tertip olunca onun tertibide eşi Aydan Kuzey Toros oldu. Üzerine alını alıp hemen eşinin yanında yerini aldı. Bu hareketi ise taktir edilecek bir durum olduğunu belirtmeden edemeyeceğiz.

18 Kasım 2010

MEYDAN BAYRAMLAŞMA'DA GEDİKLİLERİ ALMADI.

Kurban Tatili Uzun Olunca Gediklililer Hasret Giderdi.

                         Bu yıl Gedikli köyünde kurban Bayramı uzun süredir olmadığı kadar kalabalık oldu. Bu yıl kurban tatilinin uzun olması sebebi ile dışarıda yaşamakta olan, başka illerde memur çalışan tüm Gediklililer  geldi. Bayram namazından sonra köy meydanındaki Bayramlaşma merasimi uzadıkça uzadı. Caminin yanından başlayan sıra meydanı dönüp tekrar caminin yanına geldi ve içeri nerede ise yarıya kadar ilerledi. Bundan sonraki tüm Bayramların bu kadar kalabalık ve tüm akrabaların kaynaştığı bayramlar olması dileğimiz.

16 Kasım 2010

ALİ VE SELMA DOLAYIN BİR KIZLARI OLDU.

Hoş Geldin Gülsüm Bebek.

             Antalya Serikten Ali Dolay ile Selma Dolayın bir kızları oldu. On bir Kasım saat on beş sıralarında Kadriye Anadolu hastanesinde doğum gerçekleşti. Bebeğe Gülsüm Naz ismi verildi.

14 Kasım 2010

BEYŞEHİR GÖLÜ YİNE CAN ALDI.

Ekmeğini Sudan Çıkaranların Hazin Sonu!

                  Gedikli köyü kumluca mahallesi (mada adası) sakinlerinden Muhammet Karasu on ekim Pazar gün Beyşehir gölüne av atarken Tolca – Küladası mevkisinde göle düştü. Amcasının oğlu Mustafa Karasu Muhammet Karasu'nun kayığını çalışır vaziyette başı boş gölde yakaladı. Gerekli yerleri haberdar ederek kayığı yakaladığı yere kancaladı. Aramam çalışmalarına katılan köylülerden aldığımız bilgiye göre göle düştüğü yerden uzun süre kayığın arkasından yetişmek için yüzdüğünü gölden çıktığında konumu yüzer vaziyette olduğunu öğrendik.  Pazartesi gün civar illerden gelen arama kurtarma ekiplerince arandı. Pazartesi gün öğle sonu Afyon ekibinin güçlü teknolojik materyalleri sayesinde yeri tespit edildi ve dalgıçlar dalarak çıkardı. Hüyük Devlet hastanesinde otopsisi yapılan Muhammet Karasu gece saat üç sularında mada adasında bulunan evlerine getirildi. Salı gün saat dokuz otuz sıralarında mada adası mezarlığına defnedildi.

12 Ekim 2010

GEDİKLİ KÖYÜ SAKİNLERİNDEN ALİ YILDIRIM VEFAT ETTİ.

                   Gedikli köyü sakinlerinde Ali Yıldırım vefat etti. Gazetemizin aldığı bilgiye göre Altı Ekim sabah saatlerinde vefat ettiğini öğrendik. Öğle saatlerinde Gedikli köyü mezarlığına defin edildi.

7 Ekim 2010

MİLLİ PARKLAR İÇERİSİNDE VATANDAŞ NASIL YAŞAMALI?

Milli Park Konusunda Isparta Genelinde Saha Çalışması Yapıldı.

               Süleyman Demirel Üniversitesi çatısı altında  Yirmi yedi Eylül bir Ekim tarihleri arasında Doğal Hayatı Koruma Vakfı, İl Çevre Orman Müdürlüğü onun altındaki Doğal koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ve Avrupa birliği organizasyonları Doğayı Koruma Merkezi gibi kuruluşlar ortaklığında bir çalıştay düzenlendi. Bu çalıştay çerçevesinde Isparta’nın Gedikli köyüne saat on üç sıralarında  gelen ekip Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde hazırlanılan yemeği yediler. Daha sonra  Gedikli köyü Cumhuriyet meydanında bulunan köy kahvesinin balkonuna gelen ekip orada bir açık hava toplantısı düzenlediler. Gelen ekibin içerisinde yabancı ülkelerden katılımcılarında bulunması nedeni ile bir taraftan vatandaşın anlattıkları yabancı katılımcılara çeviri yapıldı. Saha araştırması olarak Gedikli köyünden vatandaşların sıkıntıları ve bu köyde doğaya en az zarar verilerek nasıl bir geçim kaynağı oluşturulura çözüm aranılmaya çalışıldı. Gedikli sakinlerinde Ömer Görer yapılaşma aile ilgili sıkıntımız var ne olacak diye sordu. Milli Parklar Şefi Sema Ülker bu konuda imarla ilgili planlama yapılacak ki izin verilsin dedi. Vatandaşların hayvancılık konusunda neler yapılabileceğini alternatif geçim kaynağı olarak turizme yönelik bir şeyler yapılıp yapılamayacağı soruldu. Milli Parklar Şefi Sema Ülker turizme yönelik alan sanırım ayrıldı fakat biz hayata geçiremedik dedi. Mehmet Öter ise Köyün çöp dökmek için bir yerinin olmadığı dile getirdi.

               Proje ile sorumlu ve projenin faaliyetlerini organize eden Yar. Doç. Dr Gökan Aydın ile yapmış olduğum röportajda faaliyetleri hakkında bilgiler aktardı. Avrupa birliğinde iyi uygulamaları buraya taşımak yada Türkiye’de korunan alanları Avrupa’daki korunan alanlar ile karşılaştırıp çözüm bulunacak. Korunan alanların içerisinde yaşayan insanı göz önüne alarak hem doğayı koruyup hem o bölgeler içerisinde yaşayan insanların yaşamını idame etmesi sağlanacak. Yumuşatıla biliniyorsa Milli parklar düzenlemelerinden birazını yumuşatmak vatandaşında ne kadar ödün vermesi gerektiğini ortaya koymak istedik.

              Avrupa’daki  Milli parklar sisteminin aynısını uygularsanız, bildiğim kadarı ile Avrupa’da sınırlı alanlar içinde ve tam bir koruma oluyor böyle bir uygulama burada yaşayan insanları sıkıntıya sokmaz mı diye soruma şöyle cevap verdi. Avrupa’da da uygulama tamı ile öyle değil insanlar ile birlikte sürdürüle bilirlik önemli ancak Avrupa’da korunan alanlar ile buradakini karşılaştırırsak çok eksik kalırız. Amacımız o değil karşılaştırırken Türkiye’dekilerin sorunlarını çözmek dedi. Önce burada bir çalışma yapıp tüm Türkiye’de uygulamaya sokmak istediklerini belirtti. Türkiye türler bakımından çok zengin ve Avrupa’daki gibi  kaybolup koruma altına alınmış değil kaybetmeden korumakta olduğumuza değindi. Fabrika açılmasına izin verilmiyor zannedersem soruma ise o koruma statüsüne bağlı çevreye zarar vermeyen o alanın geleceğe taşınmasını sağlayan önlemler alarak diye cevapladı. Tarım yapılabilir organik tarım yapılırsa daha kazançlı olunur dedi. Gedikli köyünün arazisinin çok az olduğunu ve bazı vatandaşlarımızın hiç arazisi olmadığını belirtim. Fabrika gibi atölyeleşme yada konfeksiyon gibi bir şeyler düşünülemez mi soruma doğrudan fabrika değil de büyük baş hayvancılık, seracılık yada biraz öncede vatandaşların değindiği gibi eko turizm gibi alternatifler üretilebilir dedi.

 28 Eylül 2010

729. ERTUĞRUL GAZİ´Yİ ANMA YÖRÜK ŞÖLENİ YAPILDI.

Artık  Yörükler  Söğüte Küsüyormu?

               729. Ertuğrul Gazi´yi Anma Yörük şöleni yapıldı. On altı eylül öğleden sonra gelmeye başlayan Yörükler önce çadırlarına yerleşmeye başladı. On sekiz Eylül sabah saat dokuz sularında tören alanında bulunan Türk büyüklerinin büstlerinin önünde saygı duruşu ve ardından istiklal marşının okundu. Daha sonra çelenk töreni yapıldı. Halk oyunları ekiplerinin gösterisi ile 729. Ertuğrul Gazi´yi Anma Yörük şöleni başlamış oldu. Öğle saatlerinde merkez camiinde mevlidi şerif okundu. Akşam saat yirmi sıralarında stadyum alanında konserler başladı. İlk olarak sahneye Türkmenistanlı halk müziği sanatçı Kakatur Bitecimov çıktı. Ata yurdumuzdan getirdiği selamı o muhteşem sesi ile bizlere duyurdu. Arkasından sahneye aşık Cemal Divani, aşık Temel Turabi, Aşık Aşikar ve Rasim Köroğlu ekip olarak sahneye çıktılar. Aşıklar bir programlarını sonlandırmak üzereyken gecenin sunucusu Bedirhan Gökçe sahneye fırladı ve aşıkları kıskandığını söyledi. Aşıklar ile birlikte bir şiir okumak istediğini söyledi. Aşıklar sazları ile kendisine eşlik etti ve o muhteşem şiirleri bizlerle buluşturdu. Daha sonrada sahneye gurup endişe isimli bir müzik gurubunu davet edildi. En sona bırakılan ve hatta unutulup hatırlatılan Balıkesir yöresi Yörük boyları federasyonu ekibinin o güzel kına merasiminin tamamı olmasa da bir kısmını sergilediler.

             On sekiz Eylül Cumartesi saat on iki otuz sıralarında Söğüt Kaymakamlığı önünde Yörükleri karşılama töreni konuşmalar ve halk oyunları gösterileri yapıldı. Sırası ile protokol konuşmaları yapıldı. En anlamlı konuşmayı ise Osman gazi üniversitesinden Dr. Tamilla Aliyeva yaptı. Yunanlıların Türkiye’yi işgal ettiğinde Ertuğrul Gazinin mezarını tekmelediklerini gücün yetiyorsa  hadi kalk ta halkına yardım et Ertuğrul gazi kalkmadı fakat onun ruhunu taşıyan torunları kalktı. Mustafa Kemal Atatürk Yunana ve işbirlikçilerine haddini bildirdi dedi. Türkiye ile Azerbaycan’ın bir millet iki devlet olduğu vurgusunu sürekli tazeledi. Daha sonar Türkmenistan Göktepe valisi don adı verilen cübbe benzeri bir giysi ile kalpak giydirme merasimi yapıldı. Türkmenistan Göktepe Valisi kedi eli ile teker teker Vali, Kaymakam ve Belediye başkanını kuşattı. Daha sonra kompozisyon ve resim alanında yapılan yarışmalarda dereceye giren öğrencilere plaket verildi. Halk oyunları için hazır bulunan ekipler oyunlarını oynadılar. Fakat geçtiğimiz yıllardaki kadar Yörüklerin hazırlamış olduğu halk oyunları ekibi çok değildi. Bu yıl Kaymakamlık önünde programa katılan Yörük sayısı az olduğundan olsa gererek Yörüklere geçit töreni yaptırılmadı. Saat on dört otuz sıralarında futbol sahasında tekrardan halk oyunları oynandı ve ardından cirit gösterileri oldu.

             Akşam ise saat yirmi otuz sularında konser için sahneye Sabahat Akkiraz çıktı. Daha sonra Uğur Işılak çıktı Uğur Işılak ülkemizin gergin olduğu dönemlerde sanki yangını körüklerlercesine birilerini yaftaladı ama bir türlü anlayamadık. Oraya gelen herkese teşekkür ederken ülkenin dört bir bucağından kendi imkanları ile o şölenin ana içeriğini doldurmak için çaba veren Yörüklere bir sefer olsun teşekkür etmeyi geç  Yörüklerin adını bile anmadı. Bu arada konser alanını terk edip Yörüklerin çadırının olduğu alana çıktığımda Tüm Yörük çadırlarının her birinin önünde muazzam bir eğlence kültür çıkartması olduğunu gördüm azda olsa kendimden utandım konseri takibe gittiğim için. Toroslar Yörük federasyonunun çadırında ise hummalı bir çalışma vardı unu yağı şekeri bir edip ertesi güne helva hazırlığı vardı. Cumartesi gün akşam gezerken bir çok tanıdığımız derneğin gelmediğini fark ettik. Derneklerin kendi çadırlarını kurmasına izin vermeyen komite bir nevi Yörüklere yıldırma politikası izlediği kanısına vardık. Geçtiğimiz yıllarda halkın ve Yörüklerin kullanımına açık olan tuvaletler kaldırılırken zor şartlarda oralara varan Yörüklerin kullanabileceği tuvaletler ise ücretli yapılmış. Nerede ise bir hafta orada kalan Yörükler elini yüzünü yıkasa, abdest alsa her seferinde para ödemek zorunda kaldılar. Tuvaletler ile ilgilenen İsmail İmren Şölen boyunca da tuvaletlerin ücretli olduğunu ifade etti.

            Pazar gün sabah saat sekiz sularında protokol Ertuğrul Gazinin türbesini ziyaret etti. Saat on sularında ise saygı duruşu ve istiklal marşı okunması ile tören başlamış oldu. Kaymakam ve Belediye başkanının konuşmasının ardından Toroslar Yörük Federasyonun hazırlamış olduğu ve Kütahya Yörük Türkmen derneğinin katkıda bulunduğu Ertuğrul Gazinin Domaniç’ten Söğüt’e temsili göç yapıldı. Önden at üstünde Yörük Beyi Mustafa Küçükyaman göçün nere konacağını tespit ederek gitti. Ardında eşeğe biri binmiş biri çekmekte idi. Bir Yörük gelini çocuğunu sırtına yüklenmiş bir Yörük anası kirman eğirerek yürümekte Yörük erkekleri kadınları kızları oğlanları aralarında yarı konuşarak gülüşerek giderken Çadır ve denk edilmiş çuvallar yüklü develer yürüdü. Arkasından çobanlar ise koyun ve keçileri getirdi. Protokolün ününe gelindiği zaman Ali Bedel eline verdiğimiz mikrofon ile öyle bir teke yöresi türküsü söyledi ki tüm seyirci alkışladı. Arkasından Yrd. Doç. Dr. Bahri Türen ise eşek sırtından sarı yaylamı söyleyerek konalgaya vardılar. Temsili çadır kuruldu. Temsili bayrak dikme töreni için Devlet bakanı ve  Başbakan yardımcısı Bülent Arınç çadıra davet edildi. Ardından bayrak dikme merasimi yapıldı. Protokol konuşmaları tamamlandıktan sonra Yörüklerin kortej geçidi yapıldı. Daha sonra halk oyunu ekipleri gösterilerini sergilediler. Mehter an gösterisi ile son buldu.

20 Eylül 2010

HASAN AKKIN ASKERE UĞURLANDI

Turem'ci Aşçı Çavuş Oldu.

Gedikli köyü sakinlerinden Hasan Akkın on dört Eylül saat dokuz sularında askere uğurlandı. İstanbul’da piyade aşçı çavuş olarak eğitimine başlayacak.

 16 Eylül 2010

DAMLAMA PROJESİNDEKİ PROBLEMLER

Yukarıkaşıkara Ve Aşağıkaşıkaranın Damlama Sıkıntıları Ne Olacak?

               Geçtiğimiz aylarda Isparta Yalvaca bir Yörük şöleni dolayısı ile yolumuz düştü. Orada çok değer verdiğimiz bir ağabeyimizin köyünün Aşağıkaşıkara’da göl kıyısında tüm dostlar toplandık hasret giderdik. Bu arada benim gazeteci olduğumu öğrenen oradaki ağabeyimin yeğeni Aşağıkaşıkara’da damlama projesi ile ilgili problemlerin olduğundan bahsetti. Bankaya borçlanılarak yaptırdıkları projenin altından kalkılamadığını alınan paranın faizleri ile altından kalkılamayacak seviyeye ulaştığından bahsetti. Damlama projesinden ise tam bir randıman alınamadığını bazı yerlere suyun ulaşmadığından bahsetti. İleriki saatlerde beni bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi verebilecek birisinin yanına götürecekti ki diğer dostlarımızın gelmesi ile hasret gidereme kargaşasında unutuldu.

               Yukarıkaşıkara Belediye Başkanı ve oradaki değerli bir genç Şaban Sürücü bizler için hazırlık yaptığını ve  bizleri belediyelerine götürmek için geldiler hep birlikte Yukarıkaşıkaranın yolunu tuttuk. Bizler için masalar kurulmuş yörenin yetiştirdiği muvazaam kaysı ve şeftalileri masalara servis etmişlerdi. Yiyip içtikten sonra aklımız başımıza geldi ve röportaj yapacağımız yapmak için belediye meydanına bakan cami avlusunda oturan halkın arasına daldım. Yukarıkaşıkara sakinlerinden Ali Rıza Aslan altyapının parasını peşin ödediğini üst yapısının bankadan kredi çektiğini çektiğini fakat 3 dkar yerinin döşendiğini 60 dakar yerin döşenmeden bırakıldığını kendisi gibi bir çok mağdur olan olduğunu söyledi. Bir haciz meselesinin olduğunu sorduğumuzda parayı verip fakat karşılığını alamayanlar bankaya ödeme yapamadılar aksaklıklardan mağdur oldukları için hacze düşenler oldu. Damlama sisteminin çalışmadığı gibi bir duyum aldığımızı sorduk. Çalışıyor fakat randımanlı değil hava yapıyor parçası arızalanıyor bir düzensizlik olduğunu belirtti. Damlama yapılırken su parasını yarı devlet destekli demelerine rağmen dekara çevirdiler öbür vahşi sulama ile aynı fiyattan ödüyoruz dedi. Bir diğer Yukarıkaşıkaralı Rüştü Mert ile yaptığımız söyleşide Yukarıkaşıkara’nın altyapı alamadığını belirtti. Damlama yapılmış su gelmiyor su kesiliyor problem oluyor. Hoyran sulamanın elektrik borcu var 20 gün geç verildi. Yine damlama ile yapılacak sulama için vaat edilen destekten mahrum edildiklerini söyledi. Kendisinin Antalya’da çalıştığını tarım sulama elektrik abonesi verse daha ucuza sulama yaparız şimdi akşama kadar birde motor çalıştırıyoruz ve çok pahalıya mal oluyor dedi. Kendisinin tarım yapmak istediğini fakat devletten destek bekliyoruz bir dekarı sulamasının 60 TL den fazlaya mal olduğuna değindi. 

30 Ağustos 2010

DOĞA NE ZAMAN NE YAPACAĞINI ŞAŞIRDI.

Yılda İki Defa Çiçek Açan Çiçek , Güze Erik Yetiştiren Ağaç.

                 Biz insanlık camiası olarak doğayı o kadar tahrip ettik ki artık doğa ne zaman ne yapacağını şaşırdı. Yirmi dokuz Ağustos sabah saatlerinde telefonum çaldı baktım arayan Şarkikaraağaç Gedikli köyü sakinlerinden Ali Görer’di. Telefonda bahçesinde yetişen eriğin zamansız yetişme şeklini çekmek isteyip istemediğimi sorduğunda kameramı kapıp bahçeye koştum. İlk gördüğümüz manzaraya şaşmamak elde değildi. Diğer erikler olgunlaşmış toplanmakta iken aynı ağaçta  birkaç erik yemyeşil daha yeni büyümekte. Buradan da anlaşılıyor bu yeni yetişen erikler nerede ise yazın ortasında çiçek açmış sonbahara kadar yetişmeye çalışacak olduğu anlaşılıyor.

               Erikleri çektikten sonra Ali Görer doğanın şaşkınlığının bununla bitmediğini ve evinin bahçesinde de bir çiçeğin olduğunu, baharın açıp kuruduğunu ama şimdi yeniden açtığına değindi. Tabi onu da görüntülemek için evin yolunu tuttuk. Vardığımızda gördüğümüz manzara gerçekten şaşırtacak cinstendi bir bahar çiçeği yaz ortasında ikinci sefer çiçek açmış bulunuyor. Bilim adamları biz insanlar tarafından yok edilmeye doğru gittiğini anlatırken her birimiz beklide hadi be hiç bişey olmaz gibilerinden sözler ile inanmamakta diretenlerimiz oldu. Artık dünya o kadar bariz örnekler ile bizleri uyarmaktaki aşırı sıcaklar yada ne zaman ne yapacağını şaşıran bir dünya ile karşı karşıya olduğumuz bilmeliyiz.

29 Ağustos 2010

GEDİKLİ KÖYÜ NÜFUSU BİR EKSİLDİ.

Elife Garip Tolcaya Kaçtı.

            Gedikli köyü sakinlerinden Elife Garip Konya'nın Hüyük kasabasının Tolca köyüne  kimliği henüz belli olmayan birisine kaçtı. Yirmi yedi Ağustos sabah saat yedi sularında kaçtığı öğrenildi.

 28 Ağustos 2010

İKİ AİLENİN DAHA BEBEKLERİ NÜFUSAMUZA KATILDI.

Mustafa ve Filiz Günal , İsa ve Leyla Ürekli Çiftleri Bebek Sahibi Oldular.

                   Gedikli köyünün yeni nüfusuna katılan bebeklerini biraz geçte olsa sizlere duyurmaya çalışacağız. Gedikli köyü sakinlerinden Mustafa ve Filiz Günal çiftinin bir kızları oldu. Burdur da doğan bebeğin ismi Fatma Sinem Günal oldu.

                 Gedikli köyü sakinlerinden İsa ve Leyla Üreklinin ise bir oğulları oldu. Isparta devlet hastanesinde doğan bebeğin ismi dedesinin ismi Ahmet Ürekli oldu.

27 Ağustos 2010

DOĞAYLA İÇ İÇE BİR HAYATIN ÖYKÜSÜ.

Şaban ve Emine Garip Bu Yılda Kuşlarını İtina İle Yavrulattılar.

                   Gedikli Köyü sakinlerinden Şaban ve Emine Garip iki yıldır bir kuşa ev sahipliği yapıp yavruları çıkarmasını adım adım izliyorlar. Geçtiğimiz yıl bir kuşun sahip olduğumuz traktörün çamurluğuna yuva yaptığını anlatan Annem Emine Garip nasıl itina ile yavrulattıklarını anlatmıştı. Bende zaman bulup bir türlü çekmeye gidememiştim. Bu yıl yine annem Emine Garip yayladan geldiğinde yine kuşun geldiğini aynı yere yuva yaptığını anlattı. Yeniden gelen bu kuşumuzu çekip haber yapmak artık bana borç olmuştu. Su doldurmak için babam Şaban Garip traktörü göl kıyısına getirdiği zaman kuşun yuvasını evde bıraktığını söylüyordu bende bir türlü göremeden onlar yayla evine bende köye dönüyordum.

           Sonunda kameramı alıp yayla evimizin yolunu tuttum. Annem Emine ve babam Şaban Garip’e kuş hakkında sorular yönettim. Traktörü su doldurmak için göl kıyısına getirdiğinizde kuşun yuvasını ne yapıyordunuz? Yuvayı yerinden alıp evin avlusu içerisinde bir eleğin altına kapatıyorduk. Yumurtadan yavrular çıkmadan önce olabildiğince kısa sürede işimizi tamlayıp yuvayı yerine koyuyorduk. Peki yavrular çıktığı zaman onları yuva ile birlikte alırken kaçmıyorlar mıydı yada annesi bırakıp gitmiyor muydu dediğimde ise bize o kadar alıştı ki sanki evcil bir hayvan gibiydiler dediler. Geçtiğimiz yıl ve bu yıl standart beşer tane yavru çıkarıp uçurduklarını anlatılar. Hatta kuşun yavrularını yuvadan uçurma sahnesini o kadar iyi gözlemlemişler ki anlattıklarında adeta gözümün önünde canlandı. Anaç kuşun bir tanesi önden uçup bir tanesi arkadan takip ederek uçuş eğitimi yaptırdıklarını anlattılar. Bazı çevrelerin yaylanın özgür çocuklarını, siz bu doğaya zarar veriyorsunuz diye uzaklaştırmaya çalıştıklarını iyi biliyoruz. Buyurun size doğayla iç içe bir hayatın öyküsü. Buralardan yaralanan vatandaş kullanarak korumayı bilen duyarlı vatandaşlardır.    

13 Ağustos 2010

BAYRAM AKKIN VE ELVAN GÖRER NİŞANLADILAR.

Hayatlarına Yeni Bir Pencere Açtılar.

                Gedikli köyü sakinlerinden Bayram Akkın ve Elvan Görer nişanlandılar. Altı Ağustos akşam saatlerinde Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yapılan gecede nişanlandılar. Bayram Akkın Gedikli Köyü  Kültür ve Spor Merkezinde hazır bulunurken Elvan Görer  saat yirmi kırk sıralarında salona kuzeni Ali Yaman eşliğinde gelmesi ile eğlence başladı. Elvan Görer ile Yakışıklı refakatçisinin kapıdan girişte durarak fotoğraf çekilmesi maksadı ile beklemeleri ise bu konularda bilgili olduklarının bir deliydi. Önce Bayram Akkın ve Elvan Görer çifti dansa başladılar daha sonra kavalyesi olanlar sahnede buldu kendilerini. Saatler yirmi biri bulduğu sıralarda ise yüzük takma merasimine geçildi. Yüzükleri Gedikli köyü sakinlerinden Dr. Ahmet Yaman taktı. Bir miktar daha oynandıktan sonra takı merasimine geçildi. Salondaki eğlence geç saatlere kadar devam etti. Damadın babası Nebi Akının evinin önünde eğlencenin devam edeceği gerekçesi ile biriken gençlere ekmek arası ikram edildi.

7 Ağustos 2010

ANALAR HÜZÜNLÜ OĞULLAR NEŞELİYDİ.

Askerlerin Eğlencesi Yapıldı.

            Gedikli köyü sakinlerinden Mustafa Demir, Ulaş Barut ve Mehmet Toşur’un asker eğlenceleri yapıldı. Dört Ağustos saat on sekiz sularında konvoy düzenlendi. Konvoy Gedikli köy meydanına geldiği zaman bir anda oynama kararı ile oynandı. Akşam ise saat yirmi sularında askerlerin Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gelmeleri ile eğlence başladı. İlk önce askerler sahneye çıktı daha sonra yakın akrabalar sahneye davet edildi. Askerler yakın akrabalar ile doyasıya oynadıktan sonra sahneye Gedikli köyü gençliği davet edildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde kına yakılma zamanı geldiğinde ise iki duygunun bir anda yaşandığı dikkatimizden kaçmadı. Asker anneleri alabildiğince hüzünlü ikan oğulları oldukça neşeliydiler. Saat yirmi iki sularında askerlere kına yakma merasimi yapıldı. Daha sonra sahne tıklım toklım doldu ve herkes kanasıya oynadı.

5 Ağustos 2010

BARUT AİLESİNİN SÜNNET DÜĞÜNÜ

Uras Barut’a Sünnet Düğünü.

            Gedikli köyü sakinlerinden Menderes ve Hülya Barutun oğlu Uras Barut’un sünnet düğünü yapıldı. Üç Ağustos saat on bir sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yemek verilmeye başladı.

          Saat on beş otuz sularında ise konvoy düzenlendi. Akşam saat yirmi sularında Gedikli Köyü Spor ve Kültür Merkezinde düğün yapıldı. Saat yirmi iki sularında kına yakma merasimi yapıldı. Daha sonra takı töreni ve ardından eğlence devam etti.

 

5 Ağustos 2010

AYŞE YAMAN İLE MEHMET KAPLAN EVLENDİLER.

Beyköy İle Akrabalıkta Tam  Hız.

              Gedikli Köyü sakinlerinden Ayşe Yaman ile Beyköy sakinlerinden Mehmet Kaplan evlendiler. Otuz Temmuz saat on altı sularında Beyköy de davet, daha sonra akşam saat yirmi sularında kına gecesi Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde başladı. Saat yirmi iki kırbeş sularında gelin ve damada kına yakma töreni yapıldı. Otuz bir Temmuz saat on altı otuz sularında gelin çıkarma töreni yapıldı. Akşam saat yirmide Şarkikaraağaç Genpa düğün salonunda düğün yapıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde pasta kesme merasimi yapıldı. Daha sonra Gedikli köyü gençliğinin sahneye davet edilmesi ile sahne almayacak kadar doldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde takı töreni yapıldı. Takı töreninin arkasından bir miktar daha eğlenilerek düğün tamamlanmış oldu.

 3 Ağustos 2010

HÜSEYİN TOROS VE SEDA AKKIN NİŞANLANDI.

 

Yeni Bir Sayfanın İlk Yaprağını Açtılar.

                Gedikli köyü sakinlerinden Hüseyin Toros ve Seda Akkın nişanlandılar. Yirmi dört Temmuz saat on dört sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde nişan törenleri yapıldı.

              Gedikli Köyü sakinleri hem cenaze hem nişan olması sebebi ile bir günde hem acıyı hem sevinci yaşadılar. Daha önceden planlanmış olan nişan, cenaze sebebi ile ertelenme ile ertelenmeme arasında kaldı. Cenaze sahipleri ile görüşülerek nişan töreninin yapılmasına mutabık kalındı. Gediklili olmanın en güzel yönü de aynı günde cenazesine ağlayıp nişanına sevinebilmekti. 

24 Temmuz 2010

ALİ ÖZER VEFAT ETTİ.

Bir Çınar Daha Göçtü.

                Gedikli köyü sakinlerinden Ali Özer (manav alisi) yirmi dört Temmuz gece vefat etti. Ali Özer uzun süredir rahatsızdı. Cenaze saat on bir sularında Gedikli köyü mezarlığına defnedildi. Saat on üç sularında ise Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yemek verildi.

24 Temmuz 2010

 

YALÇIN VE ALİ RIZA SÜNNET OLDU.

Nalıncı Ve Çat Ailesinin Torunları Sünnet Oldu.

                Yalvaç esnaflarından Gedikli köyünün damadı  Ramazan ve Gedikli Köyünün kızı Emine Nalıncının oğullarının Yalçın ve Ali Rızanın sünnet düğünü yapıldı. Yirmi üç Temmuz sabah saatlerinde bayanlar için yemek başladı. Saat on iki sularında ise erkekler için yemek başladı. Saat on sekiz sularında sünnet gezisi yapıldı. Saat yirmi otuz sularında ise Emine ve Ramazan Nalıncının evlerinin önünde sünnet düğünü yapıldı. Gazetemizin sahibi davetli olmasına rağmen maddi sıkıntı nedeni ile katılamadı. Gazetemiz adına düğünlerini kutladığımızı bildiririz. 

23 Temmuz 2010

GEDİKLİ BAĞLAMACILAR DİNLETİ SUNDU

Programsız Bir Eğlence.

                      Gedikli köyünde bağlama çalmasını bilenler kendi aralarında ve birazda dinleyici gelirse diye düşündüğü bağlama gecesi için bağlaması olanları Gedikli Köyü Stadyumda buluşmak için anos yaptırdılar.

                     Gedikli köyü sakinlerinin fazla gelmesi dolayısı ile Stadyumun ışığı olmaması sebebi ile Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine taşınan saz dinletisi ses problemi dolayısı ile iptal edildi. Bağlamayı gören katılımcı dinleyiciler Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezi merdivenine ilişiveren bağlama erbapları ile birlikte çalıp söylediler. Gedikli Köyü karamıklı boğazından esen eşsiz serinliğin eşliğinde çalınıp söylen müziğin tadına doyum olmadı.

 

22 Temmuz 2010

GEDİKLİ DE ROMORK DEVRİLDİ

Can ve Mal Kaybı Olmadı

              Geçtiğimiz günlerde Gedikli köyüde Yenişarbademli yolu sapağı Cumhuriyet caddesinde kaza meydana geldi. Musa Keskine ait saman yüklü römork devrildi. Can ve mal kaybı meydana gelmedi. Devrilen römorkun üzerinden önce saman balyaları indirildi sonra çevredeki vatandaşların yardımı ile kaldırıldı.

20 Temmuz 2010

BÖLGEMİZDE KÖY YOLLARINA ASFALT ATILDI.

Gedikli ve Sarıkaba Köy Yolları Asfaltlandı.

                 Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gül tepesi mevkiinden giden yol ile Gedikli Köyünden göl kıyısına inen Gedikli köyü kumluca mahallesinin de kullandığı yollara asfalt atıldı. Sarıkaba köyünün ise köy meydanına kadar olan yer ile köy meydanından yıkılan mevkiine doğru giden mahalle arasına asfalt döşendi. Isparta İl özel idare tarafından döşenen yolun çalışmaları bir haftadan fazla sürdü.

19 Temmuz 2010

ŞÖLEN BAHANE DOSTLAR BİR ARADAYDILAR.

Yalvaç Yörük Şöleninde Yörük Sevdalıları Buluştu.

                  Yalvaç Yörük şöleni on yedi on sekiz Temmuzda yapıldı. Her sene başka bir yerde yapılan Yalvaç Yörük şöleni artık bir yer bulup yerleşmesi gerekiyor. Geçtiğimiz yıllarda Yalvacın taş evi plajında sonra Tırtar köyü göl kenarında yapılan şölen bu yıl ise geçtiğimiz yıl ağalığı alan Sücüllü kasabası Belediye Başkanı Şenel Özkanlı tarafından Sücüllü kasabasına taşındı. Sücüllü kasabası sünnet şöleni ile birleştirilerek yapıldı. On yedi Temmuz öğle namazından sonra Yalvaç meydanından Yörük göçü yürüyüşü yapılarak göç Sücüllü kasabasına uğurlandı. Daha sonra Yalvacın aşağı Kaşıkara göl kenarında Yörüklerin Yörük sevdalılarının bu yola can ile baş koymuşların buluşma noktası oldu. Sanatçısı, Gazetecisi, Şairi, Dernek yöneticisi bir ekip sonrada Yukarı Kaşıkara kasabasını ziyarete gitti. Akşam saatlerinde Ankaralı Namık ve Yörük kızı Arzu Gök’ ün Sücüllü kasabasında konseri oldu.

                  On sekiz Temmuz saat on bir sularında bir taraftan yemek ikramları başladı. Saat on üç sularında şenliğin sunucusu olarak Şair, Tv program yapımcısı İbrahim Özdemir kendi şiirleri eşliğinde açılışa milleti hazırladı . Daha sonra Atatürk ve Türk şehitleri anısında saygı duruşu ve ardından İstiklâl marşı okundu. Daha sonra konuşmalara geçildi. İlk önce sahneye Yalvaç Yörük dernek başkanı Murat Leylek çağrıldı. Kendisi Yörüklüğün manasını ve bir Yörüklük açıklaması yaptı. Ardından konuşmasını yapmak için kürsüye Sarı Keçililer Dernek Başkanı Pervin Sarvan Çoban davet edildi. Mikrofon ile alkışa alışamadığını ve hâlâ Toroslarda göçmekte olduğuna değindi. Bizlerin yaşam biçimimizi elimizden almak isteyenlerin olduğunu biliyor muydunuz diye bir soru sordu. Göç yallarında zorluklar çıkarıldığını yada bizleri yerleştirmeye çalışıyorlar dedi. Almanya’da yapılan bir araştırmaya dayanarak biz Yörüklerin ellerindeki keçileri yok edilmeye çalışılıyor dedi. Bizler Mustafa Kemal Atatürkün “Ey ağalar gidin bakın Toroslarda bir Yörük çadırı varsa onunda dumanı tütüyorsa bu memlekete hiçbir şey olmaz” dediği Yörükleriz ama bizi yok etmeye çalışanlar var dedi. Kültürümüzü gelecek nesillerimize aktarmamız gerektiğine değinen Pervin Sarvan Çoban Yörüklüğü gençlerimize aktarmamız gerektiğini sözlerine ekledi. Antalya Yörük dernek Başkanı Abdulah Duman konuşmasını yapmak için sahneye davet edildi. Bu toprakları ilmek ilmek işleyerek Türk yurdu yaptılar. Sayısız Türk devletinin bu topraklarda kurulup yıkıldığına değindi. Aziz Atatürk’ün emanet ettiği yüce bir devletimiz var. Bu devleti  kuran sizler gibi bir Yörük çocuğu bu devlete sizler sahip çıkmalısınız dedi.

             Yörüklerin abisi olarak çağrılan Yörüklük ile ilgili bir çok derneğin kurucusu  Mustafa Kaya  konuşmasını yaptı. Aklının ilk erdiği zamanın 1957 yılında sökenin gıranta yaylası olduğunu belirtti. O zaman konar göçerdik yedi yaşına kadarda çadırda büyüdüğünü anlattı. 1960 yılında devlet kendilerini zorla iskan ettiğini belirtti. Biz Yörükken bize kimse sen buraya neden konuyorsun demezdi şimdi diyorlar. Bir yaşam biçimim vardı şimdi yok oldu. Devlet bizim kültürümüzü yok etmeye çalışıyor ama  bazılarının kaybolmuş kültürünü var etmeye çalışıyor dedi. Benim anladığım kadarı ile var olanı kaybedelim kaybolanı bulalım diye uğraşıyor dedi. Bizim için en değerli insan en değerli Yörük  Gazi Mustafa Kamal Atatürkün  kendisi Yörük’tür. Soyu sopu karamandan göçmüş kocacık  Yörük’üdür. Atatürk’ün dedesi kızıl oğuz kırmızı Hafız diye tanınan Ahmet efendidir. Atatürk Selanikten gelmedi Selaniğe buradan gitti. Sonrada oradaki Türkler gibi buraya sürüldü dedi. Ama sonra tarih ona önemli bir görev verdi size bağımsız bir ulus olmanın gururunu yaşattı. Şu ırktan şu soydandı diye bölmeye çalışanlar var buna dikkat edin dedi. Eskiden Valinin kuluyduk, Sipahinin kuluyduk, Vezirin kuluyduk   Cumhuriyet diye bir rejim kordu yiğit Atam bizi kula kul olmaktan kurtardı. Şimdi kendi kararlarımızı kendimiz veriyoruz bunu da kaybetmemeye dikkat edin yeniden kul oldunuz mu geleceğizde söz hakkınız olmayacak dedi. Ardından Sücüllü Belediye Başkanı 2009 Yörük ağası Şenel Özkanlı konuşmasını yapmak üzere sahneye geldi. Yörükler göçer bizim dağlarımıza gelirlerdi. Yörükler ile kardeş olduk dedi.  

              Daha sonra biz Yörüklerin bayan seslerinden birisi olan Burdurlu Arzu Gök o güzel sesini dinledik. Saatler on dördü biraz geçtiği sıralarda ise beklediğimiz an gelmişti Fethiyeli Yörük sanatçımız Enver Çatal sahneye geldi o mükemmel sesi ile kulaklarımızın pasını sildi. Yalvaçlı şairimiz Nail Büyüksarı’nın  bir  şiirini besteleyen Enver Çatal o parçayı seslendirdi ardından Nail Büyüksarıyı sahneye davet etti. Nail büyük sarının Sücüllü halkını öven konuşması alkışlanarak dinlendi. Daha sonra Enver Çatal bizleri coşturmaya devam etti. Yalvaç Yörük şöleni ayrıca dostların birleşme noktası olması ile gönüllerimizde ayrı bir yeri oldu.

 19 Temmuz 2010

YEDİ GÜN YEDİ GECE FESTİVAL.

Beyşehir  Göl Festivalinin 7. Düzenledi.

                       Yedinci Beyşehir Göl festivalleri yapılmakta. On iki Temmuz Pazartesi saat on dokuz sularında mehter an gösterisi ardından protokol konuşmaları ile başladı. Açılış ateşinin yakılması ile de Yedi gün sürecek olan Yedinci Beyşehir Göl festivalleri resmen başlamış oldu. Vuslat parkında bulunan 1999 yılında yapılan küçük adacığa geçişi sağlayan eski köprünün kaldırılarak yerine yenisi yapıldı ve Alaeddin Keykubat Ada Köprü’sünün açılışı yapıldı. Köprünün açılışını Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, Konya Milletvekilleri Orhan Erdem ve Harin Tüfekçi, Beyşehir Kaymakamı Cumali Atilla, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşcı, Akparti Konya İl Başkanı Ahmet Sorgun tarafından kesilerek açıldı. Aynı ekip yine yedi gün boyunca faaliyet gösterecek stantların açılışını yaptı.

                   Gece ise ses siteminin arızalanması sebebi ile etkinlik geç başladı. Eşrefoğlu Türk Tasavvuf  Müziği konserinin, Anamas Halk oyunları gösterisi ve ardından Muhteşem sesi ile kulaklarımızın pasını silmeye Türk Halk Müziği sanatçısı Zeynep İlhan ve ekibi sahneye çıktı. Konserin ardından Türk Halk Müziği sanatçısı Zeynep İlhan ve Eşrefoğlu derneği başkanı Mevlüt Öncele Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşcı tarafından plaketleri verildi.

                  On üç Temmuz saat on bir on üç arasında 3. Beyşehir fotoğrafçılar buluşması bedestende fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Yirmi bir sularında Amatör sesler gurup keyfin konseri başladı. Ardından Beyşehir’in çocuğu olan Kosat konseri başladı. Kosat konserinin sürdüğü sıralar stantlar arasını dolaşırken ilgimi çeken bir görüntüyü merak etmeden duramadım. Bir standın önünde birilerinin sürekli balon şişirip çocuklara dağıtması ilgimi çekti. Bey Kardelen Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi çalışanları olduğunu öğrendiğimiz ekip, satış amaçlı yaptırdıkları balonlardan bir hayır sever vatandaş her gün gelip 200 adet alıp çocuklara dağıtılmasını istediğini ve bu nedenle balonları dağıttıklarını öğrendik. Beyşehir Kız Meslek Lisesi öğrencileri olduğunu öğrendiğimiz iki kız kendi stantları önünde palyaço kıyafetleri ile fotoğraf çekilmesinden para istedikleri için stantlarını ziyaret edip ne yaptıklarını duyurma şanslarını kaybettiler. Bir dondurmacı standı önündeki oynayanlar ise çevredekiler tarafından ilgi ile izlendiler. Göl festivalleri sürmesine rağmen gazetemiz ancak bu kadarını takip edebildi.

15 Temmuz 2010

BOŞ KALAN KOLTUK DOLDURULDU.

Beyşehir Demokrat Parti İlçe Başkanı Seçildi.

                   Konya’nın Beyşehir İlçesinde 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin ardından boş kalan DP İlçe Başkanlığına 13 Nisan 2010 tarihinde Hümmet Gümrah atanmıştı. Geçtiğimiz günlerde yapılan Demokrat Parti olağan kongresinde tek aday olarak katılan Hümmet Gümrah 147 oy alarak İlçe Başkanlığına seçildi.

                  Hümmet Gümrah ile birlikte görev yapacak olan ekip ise Ziya Parla, Ruhi Karakaya, Şakir Davutoğlu, Hasan Öztürk, Ömer Has, Ramazan Bozdoğan, İdris Usta, Abdullah Bulat, Mehmet Siper, Metin Kaya, Rüştü Altay, Ramazan Savat, Abdullah Bekçi, Etem Şahbaz, Şevket Yıldız, Ali Baldane, Osman Kıvrak, Mehmet Çolaktat.

14 Temmuz 2010

YİNE CENNETİ ARAMAYA GİTTİM.

Yenişarbademli 12. Pınar Gözü Kültür Şenliğini Yaptı.

                Yenişarbademli 12. pınar gözü kültür şanliğini 10 Temmuz 2010 tarihinde yaptı. Saat on’da açılış ve saygı duruşu ve ardından istiklal marşı okundu. Belediye Başkanı Mustafa Erdem tertip komitesi başkanı olarak açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında Yenişarbademlinin sorunlarından bahsedip sizleri sıkmak istemiyorum diye konuşmasını kısa kesti. Yerel sanatçılardan Yıldıray Petek ekibi ile müziklerini icra ettiler. Saat onbir sıralarında gelmek isteyip de gelemeyenlerin telgrafları okundu. Türk Halk Müziği sanatçısı Doğan Bey ve kızı Nilay Hanım müziklerini icra ettiler. Şenliğe katılan nüfuslu kişilerin isimleri okunarak onure edildiler. Yerel sanatçı Mustafa Şener ekibi ile müziklerini icra ettiler. Yine şenliğe katılanların isimleri okumaya devam edildi. Bir taraftan yemek protokol çadırları ve halk için yemek verilmeye ayrılan yerde devam etti.

                Festival alanında o kadar farklı şeyler aynı anda devam ettirile bilindi isteyen istediği etkinliği takip etti. Örgü yarışması yapıldı. Yarışmada Birsel Kapçı birinci Aynur Sayılık ikinci Ayşegül Cevher üçüncü oldular.  Bisiklet yarışması yapıldı. Yarışmanın birincisi Raşit Oflaz ikincisi Mevlüt Şener üçüncüsü A. Rıza Ünal oldular. Beş bin metre koşu yarışmasının ise birincisi İbrahim Akgün ikincisi Rıza Macit üçüncüsü Göktan  Elçabuk oldular. Büyükler için tavla yarışması küçükler için satranç yarışmaları yapıldı. Minikler için gelen animasyon ekibi miniklerin yüzlerini boyadı onlara masallar anlattı, onlara hoş vakitler geçirttiler. Şenliğin sunucusu komedyen, Akdeniz Tv program yapımcısı Barış Sarıca halkın arasında gezerek kimisinden harika şiirler kimisinden mükemmel beyitler sundular.

               Saat on dört sularında Isparta İl jandarma komutanı Isparta Emniyet müdürü on dört elli sularında ise Isparta Valisi Ali Haydar Öner ve eşi Saadet Şen Öner alana teşrif ettiler. Saat on beş sularında protokol  konuşmaları için ilk önce sahneye Yenişarbedemli Belediye Başkanı Mustafa Erdem davet edildi. Yenişarbademli’de  yapmaya çalıştığımız yeniliklere karşı olmak bunları durdurmaya çalışmak halkımızın yararına olmayacaktır. Elinde Çekiç olan her kim karşısındakileri çivi olarak görmesin diye konuştu. Isparta Valisi Ali Haydar Önerden aldıkları bir haberi de vatandaşları ile paylaştı. Çevre ve Orman Bakanlığından almış olduğumuz habere göre sulama göleti ile ilgili olan çalışmalar belli bir aşamaya gelmiştir 2011 yılında inşaat ihalesinin yapılacağını söyledi. Anadolu Selçuklu devletinin kullanmış oldukları sekiz köşeli yıldızı yapmakta oldukları Atatürk anıtı ve şehitler abidesinde yaşama geçireceklerini öğrendik. Anadolu Selçuklu devletinin yazlık Başkenti olan bölgemizde yirmi altı Ağustos’ta Atatürk anıtı ve Şehitler abidesinin açılışını yapacaklarını belirti. Arkasından konuşmasını yapmak üzere kürsüye  Yenişarbademli Kaymakamı  Hayrettin Baskın çıktı. Yenişarbademlinin doğal güzelliklerinden bölgenin sahip olduğu Kubadabat sarayı, Pınar gözü gibi eşsiz derecedeki değerlerden bahsetti. Son olarak ta Sahneye Isparta Valisi Ali Haydar Öner çıktı. Isparta’nın en güzide ilçesi Yenişarbademli nin ağıllıca yaylasında sizler ile beraber olmaktan mutluluk duymaktayım dedi. Göreve başlama sürecinde Yenişarbademliyi ziyaret ettiğimde anı defterine güzelliklerin değişmediği ilçe yazdığımı hatırlıyorum dedi. Geçtiğimiz günlerde basın ulusal basın mensubu 46 konuk 10 TRT elemanı ile birlikte melikler yaylasında buluştuk. Oradan dede göle dağcılık federasyonunun elemanları ile birlikte tırmanıldığını Kubadabat sarayının görüldüğünü  diğer ilçelerimiz  Şarkikaraaağç ve Yalvaca geçildiğini belirtti. Yanişarbademlideki yaşadıkları güzellikleri televizyon ve gazete sayfalarına taşıdıklarını ve orada yaşadıkları güzellikleri bizler ile paylaştılar dedi. Yenişarbademli yolunun yapılmakta olduğunu ve ulaşımın daha kolay hale gelmekte olduğunu belirtti. Kendisinin doğum günü olması sebebi ile mikrofonlardan doğum günü kutlanmıştı teşekkür etti ve doğum günüm olan bu gün sizler ile birlikte olmaktan çok mutlu olduğunu belirtti.

               Türk Halk Müziği sanatçısı Gosat ekibi ile müziklerini içra ettiler. Yarışmalarda dereceye girenlerin ödül töreni yapıldı. Recep ivedik tiplemesi ile sahne alan animatör büyük ilgi topladı. Açık artırma ile koyun satışı yapıldı. Ara ara yapılan çekilişler ile mükemmel hediyeler dağıtıldı. Yine sunucu Barış Sarıca Kol bastı, Ses ve sandalye yarışmaları ile izleyicilere mükemmel bir görsel şov seyrettirme imkanı yaşattı.

                Sahnede bir ekibin hazırlıkları sürerken  geçen yıl Yenişarbademlide tanışma fırsatı bulduğum ve Internet’ten ara ara yazışmakta olduğum kardeşim Serpil Efenin geldiğini öğrendim. Duyuruların yapıldığı fakat benim duymamış olmam sebebi ile sürpriz oldu. Kendisi ile bir müddet sohbetin ardından onun eşsiz türkülerini dinlemekten zevk aldık. Onun türkülerine eşlik ederek istek üstüne istekler istendi. Sahne arkasında bulunduğu bir süre içinde çok sayıda vatandaş resimlerini imzalattırdı. Yenişarbademli halkı o kadar sevmiş ki kendisini imza izdihamı yaşandı. Yerel sanatçı Nazım Uçar sahne aldı ve arkasından saat yirmi iki sularında şenliğin kapanışı yapıldı.

11 Temmuz 2010

ŞARKİKARAAĞAÇ KARA YOLUNDA FELAKET

Trafik Canavarı Yine Can Aldı.

               Şarkikaraağaç'a yakın bir yerde  yolcu otobüsü ile otomobil çarpıştı. Marmaris'ten Diyar bakıra gitmekte olan Sedat Orucun kullandığı yolcu otobüsü ile Tefik Tekelinin kullandığı otomobil çarpıştı. İlk belirlemelere göre  kazada üç ölü otobüsteki yolculardan beş yaralı olduğu öğrenildi. Kazada yaralananlar Isparta ve Şarkikaraağaç hastanelerine kaldırıldı.

20 Haziran 2010

GEDİKLİDE HASTA OLANLAR.

Aksilikler Dedeleri Yakaladı.

           Gediklide uzun zamandır olanları yazamadığımız oldu. Gedikli köyü sakinlerinde Hasan Keskinin bacağı kırıldı ve Isparta'da ameliyat olacak.  Ali Özer (manav alisi) geçtiğimiz günlerde rahatsızlandı hastanede tedavilerinin ardından şu anda evinde istirahat etmekte.

20 Haziran 2010

AK-YÖR-DER 14. YÖRÜK TÜRKMEN ŞÖLENİNİ YAPTI.

Deve Boynu Yaylası Yine Dostları Bir Araya getirdi.

               Akyörder On dördüncü Yörük Türkmen kültür şölenini yaptı. On bir Haziran Cuma günü öğle namazından sonra Cankurtaran köyü camiinde Mevlid-i şerif okunması ile şölen başlamış oldu. On iki Haziran Cumartesi günü Akşehir de deve kervan yürüyüşü yapıldı. Cumhuriyet meydanında ise saat on üç otuz sularında Mehter takımı ve Folklor gösterisi yapıldı. Akşam ise saat yirmi bir sularında deve boynu yaylasında 1998 yılı şöleni sine vizyonla seyrettirildi. Cankurtaran köyü gençlerinin oluşturduğu gurup kervan müzik gurubu sahne aldı.

              On üç Haziran saat dokuz otuz sularında Atatürk ve Türk şehitleri anısına saygı duruşu ve ardından istiklal marşı okundu. Açılış protokol konuşmaları ile çok sayıda konuşmacı kürsüye gelerek konuşmalarını yaptı. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün kürsüye geldiğinde ise uçurtmalar dolayısı ile sürekli elektrik kesintileri oldu ve Bakanın konuşması kesilmek zorunda kaldı. Elektirik kesintisi sırasında Bakan Ergün alanda gözleme yapmakta olan Yörük kadınlarının yanlarına giderek onlar ile konuştu. Şölene Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, AKP Konya Milletvekilleri Orhan Erdem, Sami Güçlü, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, AKP Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, CHP Isparta Milletvekili Mevlüt Coşkuner ve bir çok Milletvekili,İl Jandarma Komutanı Albay Hüseyin Özçoban, Akşehir Kaymakamı Ahmet Katırcı, Garnizon Komutanı Bakım Albay Osman Arıduru, Belediye Başkanı Op.Dr. Mustafa Baloğlu, adını sayamayacağımız kadar çok sayıda değerli bürokratlar katıldı.

            Fotoğraf sanatçılarından Fotosel-Selçuklu Fotoğraf sanatı Derneğinin Anadolu’dan kareler fotoğraf sergisi, Gazeteci Zeki Oğuzun Fotoğraf sergisi ve Beyfot fotoğraf sergileri düzenlendi. Çadır ziyaretleri ve en güzel çadır yarışması yapıldı. En güzel çadır yarışmasının birincisi geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi Honamlı Yörükleri Gedikli Köyü çadırı oldu. Cankurtaran deve boynu yaylasına iki sefer giden çadır her gidişinde de birinci olmayı başardı.

            Mahalli halk ozanları sahne alarak müziklerini icra ettiler. Arkasından Burdur Aziziye sipsi ekibi Ses sanatçısı Halil Er, Üflemeli Çalgılar sanatçısı Mehmet Bedel ve beraberindeki ekip milleti coşturdu. Kendisini sahneye atan vatandaşlar doyasıya oynadı. Sıralarının gelmesini bekleyen halk oyunları ekibi yerinde duramayarak bir köşede oynamaya başladılar. Halk oyunları ekibi kendilerine sıra gelince tüm hünerlerini sergileyerek görsel bir ziyafet sunmuş oldular.

            Saat on beş sularına ise Turgay Başyayla nın sahneye çıkacağını öğrenen halk sahnenin yanına yaklaştı. Turgay Başyaylanın sahneye çıkması ile coşkulu kalabalık alkışlar ile ritim tutarak tüm parçalara eşlik etiler. En son ise Cankurtaran gençlerinin gurubu olan gurup kervan sahneye çıktılar ve misafir ses Fatma hoca solistleri olmak sureti ile onlarda müzik ziyafeti ile şölenin kapanışını yapmış oldular.

 14 Haziran 2010

GELENEKSEL OLARAK HER YIL DÜZENLENEN YÖRÜK ŞÖLENİ YAPILDI.

10. Gedikli Köyü Sindel Yaylası Yörük Şöleni, 29 Mayıs 2010 Cumartesi günü Isparta ili Şarkikarağaç ilçesi Gedikli Köyündeki Sindel Yaylasında yapıldı.

              Antalya (HOY-DER) Honamlı Yörükleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile Gedikli Kültür ve Dayanışma Derneği ve Gedikli Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen şölene, Şarkikarağaç Kaymakamı, Cumhuriyet Savcısı, Devlet Hastanesi Başhekimi,Toroslar Yörük Türkmen Federasyonu Genel Başkanı ve Isparta İl Beyi Mustafa KÜÇÜKYAMAN, Federasyon Genel Sekreteri Muammer AKGÜL ile Mali Sekreter Veli TOMBUL ve Federasyona bağlı derneklerden HOY-DER Genel Başkanı Mahmut TOROS, Genel Başkan Yardımcısı İsmail KOYAK,  Genel Sekreter Veli ÖTER, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet SÜRAL ve Mehmet ÖTER, Denetleme Kurulu Üyeleri  Musa TOROS, Nursel ÖTER, Ali Osman TOŞUR, Onur Kurulu Üyeleri Alişan YAMAN, Hüseyin ÖTER , HOY-DER üyeleri,  Konya Yörükler Derneği Başkanı Yusuf YILMAZ ve Yönetim Kurulu Üyeleri, AK-YÖRDER Başkanı Mehmet ÖNCEL ve Yönetim Kurulu Üyeleri , Manavgat Çolaklı Belediye Başkanı Hasan COŞKUN, ve çok sayıda resmi ve sivil davetli katıldı.

             Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan şölende, açılış konuşmasını Gedikli Köyü Muhtarı Ali Rıza ÇAT yaptı.Daha sonra HOY-DER Genel Başkanı Mahmut TOROS; “ Bu yıl onuncusu yapılan şölene, ülkenin dört bir yanındaki Honamlılar ve diğer Yörük-türkmen kardeşlerimiz ile dostlarımız katılmaktadır. Bu da bize büyük mutluluk vermekte ve bizlerin geleneğimizi sürdürmemiz konusunda motive etmektedir.Eskiden atalarımızın yaylalara çıkarken ve güzün yaylalardan kışlaklarına dönerken yaptıkları şölenleri, bu şekilde günümüzde de sürdürmüş oluyoruz. Artık hepimiz konargöçer hayattan yerleşik hayata geçmiş durumdayız, çoğumuz şehirlerde yaşıyoruz. Onun için HOY-DER kuruldu. Derneğimizin amacı; tüm honamlılarla bağlantı kurmak, bağımızı güçlendirmek, diğer yörük ve türkmen obaları ile kaynaşmak olduğunu söyledi. Şölene katılan ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Son konuşmayı Toroslar Yörük Türkmen Federasyonu Genel Başkanı Mustafa KÜÇÜKYAMAN yaptı.

          Çolaklı Beldesinde yaşayan Gediklili bayanların hazırlamış olduğu folklor gösterisi çok beğeni kazandı ve izleyicilerden büyük alkış aldı. Daha sonra Kültür Bakanlığı Sanatçısı Hilmi ÖZDEMİR (Ozan Yeşilyurlu) şiir ve türküleriyle halka konser verdi. Gediklili ozanımız Ali YAMAN öğleden sonra konser verdi. Şerifenin Gelini adlı müzik grubu sahne alarak, katılımcılara güzel bir gün geçirttiler.    Alıntı : http://www.honamliyorukleri.org.tr/index.asp?mn=5&in=376

8 Haziran 2010

ISPARTA VALİSİNİN BASIN ÇIKARMASI.

Isparta Valisi Isparta'nın Tanıtımı İçin Medyayı Seferber Etti.

                    Isparta Valisi Ali Haydar Öner Isparta’nın tanıtımı için ulusal ve yerel basın mensuplarını peşine takıp köşe bucak Isparta’yı tanıttı. TRT, FOX TV, HABER 24, CNN TÜRK  bir çok yazılı basın ve yerel basın bulunmakta idi. Isparta AKP Millet vekili Süreyya Sadi Bilgiç, Şarkikaraağaç Kaymakamı Mehmet Akçay, Şarkikaraağaç Belediye başkanı Mevlüt Özdemir geziye katıldılar.

                  Çekim ekibinin geleceğini öğrenen Gedikli köyü sakinleri Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinin önüne iki adet kurdular. Çadırın içini Yörük geleneklerine göre donattılar. Yörüklüğe dair ne varsa toplayabildiklerini hazır bulundurdular.

 

                Yirmi üç Mayıs saat on sularında Şarkikaraağaç Kaymakamlığının Beyşehir’den kiraladığı tekne ile Gedikli köyü iskele mevkiinden binilerek Mada adasına gidildi. Orada kısa süre kalan ekip Gedikli köyüne geldi. Gedikli köylülerinin karşılamasının ardından Vali Ali Haydar Öner’e Gediklili kızlar Gedikli köyü adına çiçek verdiler. Çadırları dolaşan Veli Ali Haydar Öner Havva Koyağın yapmakta olduğu tuluk ayranını görünce başından ayrılamadı. Basın mensuplarını defalarca çağırarak iyice çekmelerini istedi. Daha sonra kendisi ve Isparta AKP Millet vekili Sadi Süreyya Bilgiç'e ikram edilen ayranı içtiler. Yörük çadırına geçerek programın başlamasını bekledi.

             Geleneksel Honamlı Yörükleri Sindel Şölenine hazırlanmakta olan Antalya’da Çolaklıda bulunan Gediklili halk oyunları ekibi göz dolduran bir oyun sergilediler. Daha sonra Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde gelen ekip yemek yediler. Köy meydanına kadar yürüyen Vali ve beraberindeki ekip köy meydanında bulunan kamelyada çayını içti. Kamelyanın içinde ayakta oynanan satranç’ı görünce çok hoşlarına gitti. Önce Isparta AKP Millet vekili Sadi Süreyya Bilgiç satrançta rakip aradı. Çaylar içilirken bu sefer Şarkikaraağaç devlet hastanesi Başhekimi Deniz Karasu ve Abdil Honamlıoğlu biraz satranç oynadılar.

 23 Mayıs 2010

GENEL KURUL YAPILAMADI.

Toprak Sulama Kooperatifinin Olağan Genel Kurulu Yapılamadı.

                 Gedikli köyü toprak sulama kooperatifinin olağan gelen kurulu yapılamadı. On yedi Mayıs 2010 saat on dört sularında ilçe tarım müdürlüğünden gelen yetkililer yeterli sayıyı bulamayınca bir sonraki tarihe ertelendi. Hazır bulunan üyeler imzalarını attılar. Yeterli sayının bulunamadığına dair tutanaklar tutularak genel kurul ileriki bir tarihe ertelendi.

17 Mayıs 2010

BEYŞEHİR GÖLÜ YİNE CAN ALDI.

Hıdırellez Pikniği Zehir Oldu.

               Beyşehir gölü yine can aldı. Beyşehir gölünün Gedikli köyü küre mevkiinde Ramazan Şahin boğularak öldü. Çeltek köyü sakinlerinden olan Ramazan Şahin altı Mayıs Hıdırellezi kutlamak maksadı ile Gedikli köyü küre mevkiine gittiler. On beş yaşlarındaki oğulları göle girdi ve çıkamadı. Yardım çığlıklarını duyan Baba Ramazan Şahin oğlunu kurtarmak için suya daldı. Oğlunu kurtaran Ramazan Şahin kendisi çıkamayarak boğuldu. Gedikli köyü sakinlerinden Süleyman Demir dalma alet edevatı ile dalarak cesedi buldu. Kırk yaşlarında olan Ramazan Şahin boğulmadan birkaç saat önce Gedikli köyü sakinlerinden Şaban Garip ile sohbet ederken Şaban abi emeklilik için yaşı bekliyorum dediğini öğrendik. 

7 Mayıs 2010

YALÇIN KARASU İLE  BEDİA ÇOT EVLENDİLER.

Yörük Gölyakaya Gitse de Kendi Soyundan Yörük'ü Bulur.

               Gedikli köyü kumluca mahallesi (mada adası) sakinlerinden Yalçın Karasu ile Gölyaka kasabasından Bedia Çot evlendiler. Yirmi üç Nisan Cuma gün öğle saatlerinde Mada adasında Bayram Karasunun evininin önünde bayrak kaldırma merasimi yapıldı. Cuma gün akşam yine Bayram Karasunun evinin önünde eğlence yapıldı. Eğlence başladığı sıralarda evin önünde kurulmuş olan kazanlar bir gün sonraki verilecek olan yemeğin habercisiydi.

               Cumartesi gün öğle saatlerinde Bayram Karasunun evinin önünde yemek verildi. Yemeğin arkasından kayıklara binen düğünün davetlileri  iskeledeki araçlara binerek Gölyaka’ya kına merasimi için gidildi. Kız evinin olan Ali Çotun evinin önünde müzisyenler alet edevatı kurduktan sonra saat on beş sıralarında eğlence başladı. İlk önce oğlan evi olarak gidenler oynadı. Daha sonra kızın akrabaları sahneye davet edildi. Kız evinden sahnede kalan bir bayan bir erkek ikili muhteşem bir oyun sergilediler. Arkasından kıza kına yakma töreni yapıldı. Kına konvoyu daha sonra geri döndü. Yirmi dört Nisan Cumartesi gün akşam saat yirmi kırk sıralarında Bayram Karasunun evinin önünde öğlence başladı. İlk önce sahneye yirmi üç Nisan için halk oyunları öğrenen öğrenciler çıktı. Daha sonra mikrofondan müzisyenler Mehmet Güler (paşa Mehmet) ile Musa Çalık’ı  oyun için çağırdı. Gençlerin sahneye dökülmesi ile düğün iyice coştu. Gecenin ilerleyen saatlerinde damada kına yakılma merasimi ve müteakibinde takı merasimi yapıldı.

                Pazar gün saat on iki sularında adadan gelin almak için hareket edildi. Gelin alınıp gelindikten sonra karşıya geçerken kayıklara binen gelin seğmeni  kayıkların biraz manevra yapması ile mükemmel bir görüntü sergiledi. Kıyıdan ise traktöre bindi. Kara taşıtı, su taşıtı ve tarım aracı her türlü taşıta binmiş oldu.

 26 Nisan 2010

BAŞARI ALKIŞLANMALI.

Bu Öğrenciler  Mada Adasında Bir İlke İmza Attılar.

              Bu yıl yirmi üç Nisan ulusal egemenlik çocuk bayramını bir başarı öyküsü ile birleştirmiş olduk. Gediklinin kumluca mahallesi de (Mada adası) Öğretmenlik yapan Rahime Yamanın ve öğrencilerinin başarısından bahsetmeden duramayacağız. Mada adası öğrencileri tarihinde ilk defa halk oyunları ile tanışması Rahime öğretmenin başarısı ile oldu.

             Yirmi üç Nisan saat sekiz elli sularında öğrencilerden Yeliz Karasunun açış sunumu, saygı duruşu ve arkasından istiklal marşının okunması ile program başladı. Okul Müdiresi Rahime Yaman günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı. Daha sonra öğrencilerin tamamı on beş öğrencinin on beşi de şiir okudu. Yeliz Karasu yönetiminde öğrenciler korosu marşlar ve şarkılar söylediler. Daha sonra öğrenciler dört tane halk oyunu ile mada adasında bir ilke imza atmanın gururunu yaşadılar. Arkasından yarışmalara geçildi. Sandalye, Bayrak, Çuval, Yumurta, İğne ve yoğurt yarışları yaptılar. Daha sonra dışarıdaki öğrencilerin arkadaşları kızlara sandalye yarışı yaptırıldı.  Gedikliden giden erkekler ile misafir kızlar halat yarışı yaptılar. Daha sonra halaylar ve oyunlar eşliğinde gençler ve çocuklar eğlendiler.

            Okul Müdiresi Rahime Yaman ile ufak bir söyleşi yaptık. Mada adasında ne gibi güçlükler ile karşılaştığını ve bu başarının sırrını sorduk. Mada adasında görev yapmanın sosyal açıdan çok sıkıntılı olduğuna değindi. Başlarda halk ile aralarında biraz olsun sorun yaşayan Rahime öğretmen daha önce gelen öğretmenlerin sindirildiğini öğrencilerin disiplinsiz yetiştiğine değindi. Ben geldiğim zaman öğrenciler bir birinin eşyasını alırken izin istemiyorlardı önce onun yanlış olduğunu ve bir şey alınınca teşekkür edilmesi gerektiğini öğrettim. Öğrenciler ile oyunlar oynadım dali vb. onlara bir rehberlikçi gibi yaklaştım. Ödüllendirmeler yaparak onları motivasyonlarını artırdım. Halk oyunlarına gelince hiç kollarını kaldırmasını bile bilmiyorlardı. Baya bir uğraştım başarılıda oldum dedi. Bu çalışmalarımın emeğini şimdi almış durumdayım şimdi öğrencilerim beni çok seviyorlar. Gelen müfettişler öğrenci velilerine, öğrencileri toparlamış Rahime öğretmeni başarılı bulduk Isparta'dan İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak bir başarı belgesi verelim dediklerini öğrendik.

25 Nisan 2010

MADA ADASINDA DÜĞÜN

Ramazan Er İle Yeliz Ekici Evlendiler.

                   Gedikli köyü kumluca mahallesi (mada adası) sakinlerinden Ramazan Er ile Akşehir’den Yeliz Ekicinin  düğünü  yapıldı. On altı Nisan Cuma gün mada adasında  bayrak kalktı. Cuma gün akşam Ali Er’in evinin önünde eğlence yapıldı.

                  On yedi Nisan Cumartesi gün ise Bir gurup Akşehir’e kıza kına yakıp geldiler. Saat on üç sularında Ali Er’in evinin önünde yemek verildi. Akşam saat on dokuz sularında Ali Er’in evinin önünde eğlence başladı. Akşehir dede kız evi kına gecesi yaptı. Gedikli köyünden bir çok genç, düğün sahibi tarafından Gediklili gençleri davetlimdir demesi üzerine toplandı gittiler. Akşam düğün başladıktan bir miktar sonra yağmur başlayınca herkes bir yerlere sığındı ve yağmurun dinmesi beklendi. Yağmur diner gibi olunca damada kına yakılacak oldu yağmur yeniden tuttu. Bunun üzerine ufak bir çadır altında birazda ıslanarak kına ve takı töreni yapıldı.

                 Yağmurdan ıslanana saz ve ses sisteminin her yerinde elektrik kaçıntısı meydana geldi. Müzisyenler elektrik çarpacak bırakalım demesi üzerine gazetemizin sahibi topraklama yapalım dedi. Tel bulunarak topraklama bağlandı elektrik kaçıntısı halledildi.  Gediklili ve mada adalı gençler birlikte saatlerce oynadılar. Gecenin sonuna doğru Veli Çalık ve Ali Er birlikte Ahmet Ciguli’nin binnaz isimli parçasını otantik şekli ile oynadılar. Gecenin sonunda ise CD den çalınan halaylara saatlerce oynandı. Pazar gün ise kız evinden gelin alam töreni yapılarak gelin ve damat Antalya’ya  gittiler.

18 Nisan 2010

ŞARKİKARAAĞAÇ'TA MAKİNE VE EKİPMAN DESTEKLEME SEMİNERİ.

Halk Eğitim Salon Sahipliği Yaptı Tarım İlçe Seminer Düzenledi.

                  Şarkikaraağaç’ta Halk eğitim merkezi konferans salonunda Isparta il tarım Müdürlüğünden gelen ekip ve Şarkikaraağaç ilçe tarım Müdürlüğü iş birliği ile halka açık seminer düzenlendi.

                     Kırsal kesimi kalkındırma yatırımının desteklenmesi programı çerçevesinde makine ve ekipman desteklemeleri ile ilgili halka bilgiler verildi. Elektrik arızası nedeni ile saat on otuz sularında mikrofonsuz ve slayt makinesiz başlayan sunum elektriğin gelmesi ile teknolojik ekipmanlar yardımı ile devam etti. 

                     Konuşmacı Öznur Tunçer’in sunduğu, sunumda desteklenmesi olan tarım aletlerinin fotoğrafları ile hangi şartlarda destekleme kapsamında olacağı teker teker anlatıldı. Otuz iki kalemde desteklenecek olan makine ve ekipmanların hibe esas tutar gerçek kişiler için  mal başına 50,000 TL ve tüzel kişiler için 100,000 TL dir. Basınçlı sulama sistemleri başvurularında gerçek kişiler için 100,000TL tüzel kişiler için 200,000 TL olduğunu belirtti. Malın tutarının %50 sine hibe yoluyla destek verilir. Başvuru bütçeleri KDV hariç olarak hazırlanır. Mal alımı bedellerinin bu miktarları aşan durumlarında aşan kısmı başvuru sahibi tarafından ayni katkı olarak karşılanacağı belirtildi. Hazırlanana mal alım başvuruları , 18/03/2010 tarihinde başlayarak tahsis edilen bütçe doğrultusunda  ( Tebliğ edilen tarihten itibaren 45 gün içinde ) en geç 03/05/2010 tarihinde Tarım İl Müdürlüğüne dosya halinde tek nüsha olarak elden teslim edileceği bildirildi.

                   Konuşmacı Öznur Tunçer vatandaşların sorularının olup olmadığı sorusu üzerine, bir vatandaş balya makinesinde traktör ve arazi kendisine ait olma zorunluluğu getirilmiş kooperatiflerin kendisine ait traktörü ve arazisi bulunmaz bu nasıl olacak diye sordu. Bunun üzerine Öznur Tunçer bu durumu biz üslerimize ilettik şeklinde açıklama yaptı. Tarımda kullanılacak makine ve ekipmanlarda kendisine ait belirli bir arazi ve traktör  zorunluluğu olması ilgi çekici bir konu idi. Bu minimal üzerinden şartların vatandaşı zorlaması ihtimali yüksek.

 7 Nisan 2010

KÖY İÇİ YOLLARA HAFRİYAT ÇIKARTMASI

Hizmet mi? Seçime Yatırım mı?

                  İl özel idare  genel Müdürlüğü köylere seferber oldular. Baharın gelmesi ile Şarkikaraağaç’ın köylerinde, köy içi yollarında çukur yerleri doldurmak maksattı ile hafriyat dökülüyor. Genelde seçime çok yakın bir sürede yapılan bu çalışma akıllara acaba yakın zamanda seçimi var sorusunu sordurmadan edemedi.

2 Nisan 2010

ADEM VE GÜLSÜM TEZCAN ÇİFTİNİN BİR KIZLARI OLDU.

Hoş Geldin Gül ' Bebek.

 

                      Gazetemizin sahibinin bir yeğeni oldu. Gazetemizin sahibinin Antalya’da yaşamakta olan kardeşi Gülsüm Tezcan ve eşi Adem Tezcan çiftinin bir kızları oldu. 30 Mart Salı gün sabah saat 8:00 sularında Antalya devlet hastanesinde doğdu. Bebeğin ismini Hanife Gül koydular. Kendileri ile görüşmemiz sonucu bebeğin ve annesinin sağlığı yerinde olduğunu öğrendik.

1 Nisan 2010

HURİYE YILDIRIM RAHATSIZLANDI.

Tez Şifa Bulması Dileğimiz.

                    Gedikli köyü sakinlerinden Huriye Yıldırım geçtiğimiz günlerde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Isparta devlet hastanesinde halan tedavisi sürmekte.

 30 Mart 2010

KAN VERMEKLE HAYAT KURTARDIKLARININ FARKINDA OLANLAR.

Şarkîkaraağaç MYO’ da Kan Bağışı

    Süleyman Demirel Üniversitesi Şarkîkaraağaç Meslek Yüksekokulu tarafından on altı Mart Salı günü "Kan Bağışı Kampanyası" düzenlendi. Verilen her kanın bir hayat kurtaracağını düşünen Şarkîkaraağaç MYO yönetimi, öğretim görevlileri ve öğrencileri kampanyaya yoğun ilgi gösterdi. Isparta Kızılay Kan Merkezi yetkilileri “Şarkîkaraağaç MYO yönetimi, öğretim görevlileri ve öğrencilerinin kan bağışı kampanyasına büyük destek verdiklerini ve bu durumdan kendilerinin son derece memnun olduklarını belirterek, bu tür faaliyetler sayesinde gönüllü kan bağışçısı sayısının artması ile ihtiyacın daha kolay karşılanacağını belirttiler. Geçtiğimiz aylarda yine kan bağışı kampanyasında kan verirken gözlemlediğimiz Gedikli köyü sakinlerinden Ahmet Eren Taşı yine kan verirken bulduk. Kendisi ile ufak bir röportaj yaptık. "Üniversitemizde kan bağışını düzenli olarak yapmaktayız. Bende düzenli olarak kan bağışında bulunuyorum. Kan vererek başkalarının hayatını kurtarmaktan ve kendi sağlığı içinde gerekli bir davranışta bulunduğunun bilincinde  olduğuna değindi." Engeli olmayan herkesi kan vermeye davet ettiğini de sözlerine ekledi.

18 Mart 2010

ÖRNEK BİR DAVRANIŞ.

Türkeli Alış Veriş Merkezi Şehitlerimiz İçin Helva dağıtıyor.

                    Türkeli alış veriş merkezi yıllardır devam ettirdikleri güzel bir davranışlarını yine devam ettiriyorlar. Türkeli alışveriş merkezi Şarkikaraağaç’ta çok ortaklı bir şirket olarak on dört Mart 1997 yılında şirket oluşturdular ve marketi açtılar. Marketi açtıktan sonraki yıllarda da yıl dönümlerini kutlamaya başladılar. Bundan altı yıl önce başlatmış oldukları bir etkinliği hala devam ettirmekteler. Yıl dönümleri Çanakkale şehitleri haftasına denk gelmesi sebebi ile Çanakkale şehitleri ve tüm Türk Şehitleri adına helva yaptırmaya başladılar. Markete alışverişe gelen herkese helva ikram ediliyor. Kendisi ile röportaj yaptığımız şirketin müdürü Osman bey ilk başladıklarında 50kg helva dağıttıklarını fakat şimdi 150kg helva dağıttıklarını belirtti. Günümüzde Şehitlerimizi hatırlayan insan sayısının neredeyse yok olmaya yüz tutuğu günlerde böyle bir davranışı gazetemiz olarak taktirle karşıladık. Şirketin müdürü Osman bey ayrıca kendilerinin şirket olarak aşure ayında da aşure yaptırıp dağıttıklarına değindi. İş yerlerinin böyle güzel etkinlikleri yapmaları gerçekten taktir edilmesi gerekir. İnsan ilişkilerini örfümüzü adetimizi yaşatmak için yapılan etkinlikleri desteklememiz gerektiğini düşünüyorum.

17 Mart 2010

ŞARKİKARAAĞAÇ KAYMAKAMI KÖYLÜLERİN SORUNLARINI DİNLEMEDE.

Şarkikaraağaç Kaymakamından Örnek  Davranış.

                  Şarkikaraağaç Kaymakamı Mehmet Akçay  Köylerin sorunlarını dinlemek amacı ile ilki Gediklide olmak üzere bir toplantılar dizisi başlattı. Dört Mart saat on iki sularında Gedikli köyüne beraberindeki heyetle birlikte teşrif ettiler. Daha sonra Kaymakam ve daire amirlerine Gedikli köylülerinin hazırlamış oldukları yemek Gedikli Köyü Kültür ve Spor merkezinde yenildi. Yemeği takiben toplantıya geçildi.

                   Öncelikle Gedikli köyü ve çevresinin Milli park sorunu konuşuldu. Milli park içerisinde bulunan bir miktar yerin Milli park statüsünden çıkarılma yönünde çalışmaların devam ettiğini  Yenişarbademli nin Milli park konusundaki davayı kazandığını açıkladı. Mada adası için köprü konusunun gelişim planı içerisinde uygun görülmediğini fakat iki taraftan yirmişer metre iskele yapılma olanağının olduğunu açıkladı. Kilitli taş konusunun Vali Ali Haydar Öner ile görüşüldüğünü bildirdi. Köprü gölet’inin bitmek üzere olduğunu 1500 – 2000 hektarlık arazinin sulana bilecek olduğunu ve Belceğiz tarafında da bir gölet yapımının planlandığını belirtti. On iki Kasım 2009 tarihinde Gedikli köyü içme su deposu ve Gedikli arazi sulama depolarının kabloları soygunu ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti. Daha öncede iş kurla ortak bir iş yapacaktık daha şimdiye kadar talep olmadı. Amfi Tiyatroya döşenecek mermerlerinizin var olduğunu öğrendim toplum yararına çalışma ödeneği var malzemesini siz alıyorsunuz işçinin ücreti sigortası iş kur ödüyor bu bağlamda bu projeye uygulana bilir. Amfi Tiyatroyu gördük böyle bir köy için mükemmel bir şey kültür binası için burası da çok güzel bir yer buranında desteklenmeye değer biçiminde konuştu. Gediklin damlama projesinin bakanlıkta olduğuna gelecekte muhakkak geçileceğine değindi. Meyvecilik ile ilgili neler yapılabileceğine değindi.

                     İlçe Jandarma komutanı gölün korunması ile ilgili Beyşehir’in sorumlu olduğuna değindi. Gedikli köyü su ürünleri kooperatif başkanı Mahmut Toros ise ticaret unsurlu olta balıkçılığı yapıldığını iletti. İlçe jandarma komutanı bu işin ticaretini yapacak şekilde olta balıkçılığı yapılıyor ise ona müdahale edeceklerini belirtti.

                     Gedikli köyü sakinlerinden Fatma Demir Gedikli köyünün İle ve İlçeye en uzak olması sebebi ile hemşire ihtiyacının diğer yerlere oranla daha fala önemli olduğunu ve bu konuda bir çalışma yapılmasını istedi. Kaymakam Mehmet Akçay yaşlı nüfusun çoğunlukta olduğunu gördüm ve uzaklık sebebi ile de gerçekten bir hemşireye ihtiyaç duymanızda haklısınız hemşire isteğinizi yerine getireceğiz dedi. İsmet Çatın plaj isteğine ise Kara yaka köyü altında  projesi olduğunu oraya yapılacağını belirtti. Gedikli köyüne dair muhtelif sorunlarında iletilmesi ile onları da not aldı. İlçe Milli eğitim Müdürü Ali Aslan ise kendisine iletilen anaokulun halıları ve içinin dizaynı konusundaki şikayeti giderek yerinde inceldi. Eksiklerin tamamlanacağını belirtti. Daha sonra Gedikli Köyü Muhtarı Ali Rıza Çat’a dışarının dizaynınızda siz yapacağız diye söz vermiştiniz şeklinde konuştu. Şarkikaraağaç Kaymakamı Mehmet Akçay’ın bu toplantılar bağlamında yerinde oturan yönetici yerine vatandaşın ayağına tüm daire amirlerini de alıp giderek sorunlarına çözüm arama konusunda taktir edilecek bir davranış olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz.

 4 Mart 2010

MUSTAFA TOROS VEFAT ETTİ.

Cenazesi İkindi Namazını Müteakiben Defnedildi.

                Gedikli köyü sakinlerinden Mustafa Toros vefat etti. Yirmi Şubat saat on sularında Isparta'da bulunan evinde vefat etti. Gedikili köyüne yapmış olduğu evine ise sağ iken girmek nasip olmadı. Yapıp içine girmeyi çok istediği evinde bir kaç saat cenazesinin yatabilmesi nasip oldu. Cenazesi ikindi namazını biraz geçe Gedikli köyü mezarlığına defnedildi. Yemeği ise akşam ezanına yakın Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde verildi.

20 Şubat 2010

ASİYE TAŞ VEFAT ETTİ.

Cenazesi Öğle Namazını Müteakiben Defnedildi.

                     Gedikli köyü sakinlerinden Ahmet Taş'ın eşi Asiye Taş vefat etti. İki şubat saat on yedi otuz sıralarında Isparta huzur evinde vefat etti. Cenazesi üç Şubat öğle namazını müteakiben Gedikli köyü mezarlığına defnedildi.

3 Şubat 2010

 

GEDİKLİDE KÖYÜNDE YANGIN.

Can Kaybı Olmamasına Ve Ev Yanmamasına Sevinildi.

                Gedikli köyü sakinlerinden Abdil Yavuz ve Hüseyin Yavuz kardeşlerin kömürlüğü yandı. Dikkatsizlik sonucu kömürlükte bulunan malzeme ateş aldı. Yangının Hüseyin yavuzun evine sıçraması tehlikesi ile Hüseyin Yavuzun evinin pencereleri kırılarak içerdeki eşyalar tahliye edildi. Hayvanlar ve vasıtalarda tedbir amaçlı güvenli bölgeye alındı. Şarkikaraağaç, Yenişarbademli ve Çarıksa raylar itfaiyeleri yangına müdahale için geldiler. Gedikli köyü itfaiyesi ise buz tehlikesine karşı boş kalması gerekiyordu, köyün suyunun kesik olması sebebi ile biraz gecikme olmasına rağmen ilk müdahale Gedikli köyü itfaiyesi ile yapıldı. Gedikli köyü halkı yine her zamanki gibi el birlik yangın mahalline müdahalede bulundular.

 2 Şubat 2010

ASFALTA NE OLDU?

Hadi Kötü Asfalt Atan Attı, Nasıl Teslim Alıyorsunuz?

                        İki bin dokuzun yaz aylarında Şarkikaraağaç ve Yenişarbademli yoluna asfalt atıldı.  Geçtiğimiz 2005 yılından tecrübelerimize göre içimizde yine bir acaba sorusuna rağmen belki bu sefer iyi atarlar dedik. Ama yine asfaltın kaderi o zamana benzedi. İlk bir ay kullanılan asfalt artık kullanılamaz hali aldı. Bu yol güzergahında araba kullanan insanlar canlarından bezdiler. Asfaltın bozuk olması arabaların bütün aksamlarına hasar vermeye başladı. Yolda araba kullanabilmek ise büyük marifet ister oldu. Adeta orman yolundan gider gibi direksiyona hakim olmak büyük çaba istiyor. Yola işaretlemek amacı ile çizilen çizgiler ise bazı yerlerde örneğin  Gedikli mevkiî yol kenarına iki çizgi çizilmiş ortadaki asıl olması gereken işaret kayıp. 

                   Şarkikaraağaç'ı Gedikliyi, Yenişarbademli'yi hiçbir yetkili görmüyordur dedik ama Isparta’ya bir iki Km kala baktığınızda oralarında asfaltının yok olduğunu göreceksiniz. Bir iki yılda bir, asfalt attık bahanesi ile vatandaşın paralarını cebe indirip hayali asfalt atanlardan bu asfaltın hesabını soracak birileri yok mu? Avrupalı olacağız diye dolaşan yetkililer oralarda bu şekil bir hizmetin karşılığının ne olduğunu bilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Oralarda bir kaza olduğu zaman yolunda kusuru hesaplanır ben bizde hiç duymadım. Yetkililere sesleniyoruz bu insan hayatı birilerinin ceplerini doldurması kadar ucuz mu? Bir mal aldığınızda en az 2 yıl garantisi olur yok mu bu hizmetinde bir garantisi?

30 Ocak 2010

ŞABAN VE HAVVANA ÖZERİN BİR KIZLARI OLDU

Hoş Geldin Rukiye Bebek

                  Şaban ve Havvana Özerin bir kızları oldu. Serik devlet hastanesinde yirmi bir ocak saat on altı - on yedi sıralarında meydana geldi. Minik bebeğe Rukiye Özer ismi verildi.

28 Ocak 2010

 

KORKUTELİ İLÇE BAŞKAN YARDIMCILIĞINA SEÇİLDİ.

Ali Barut Fiilen Siyasete Atıldı.

                 Gedikli köyü sakinlerinden Ali Barut altı Ocak 2010 tarihinde CHP Korkuteli ilçe başkan yardımcılığına seçildi. İlçe yönetimi seçiminde delegelerin oylarının tamamını alarak seçildi. Antalya millet vekillerinin eski yeni il başkanlarının da bulunduğu yoğun ilginin olduğu bir seçim oldu. Bu tarihten itibaren fiilen siyasete girmiş olduğunu belirtti.

20 Ocak 2010

BİR KIZI DAHA OLDU.

Ali Ve Ümmühan Güler Çiftinin Kızları Oldu.

                 Gedikli köyü sakinlerinden Ali  ve Ümmühan  Güler’in bir kızları oldu. Geçtiğimiz günlerde Beyşehir devlet hastanesinde meydan gelen minik kıza Irmak ismi verildi. Şarkikaraağaç Devlet hastanesinde görevli olan Ali Güler ve eşi Ümmühan güler erkek bebek’i daha çok istiyorlardı. Güler ailesine yeni bebekleri ile mutluluklar dileriz. Bebeğin doğum doktoru yine bir Gediklili olan Ahmet Yaman

  19 Ocak 2010

O BİR YÖRÜK KIZI

Ulusal Basın Tanıtmaz İse Yerel Basın Tanıtmalı.

                 Tv kanallarında günümüzde yayınlanan birbirinin kopyası şeklinde olan programlar iyice kültürümüzü yok etti. İnsanlar ne kültürünü araştırır oldu nede kültürünü merak eder oldu. Toplumumuzda kitap okuma oranını hepimiz bilmekteyiz. Kitap okumanın öğrencilik etkinliği gibi gören bir toplumda bir yerden sonra her şeyin tıkandığını görmekte mümkün. Internet medyası sayesinde kendisi ile tanıştığım Emel Örgün çalışmalarını anlattığında çok heyecanlanmıştım. Tavşanlı belediyesinin sponsorluğunda çıkacak olan çalışmasının yayınlanmasını bekliyor idim. Sizlere kendisini önceden bir tanıtayım istedim.

Kaç yıldır faal olarak müzikle uğraşıyorsunuz?

                Çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum. Okul çağlarımda gençlik şölenleri, sonrasında Halk eğitim merkezleri, halk evleri ve dernekler çerçevesinde devam etti çalışmalarım.1993 den itibaren Bursa Büyükşehir Beldiye Konservatuvarı Türk Halk müziği bölümü uygulama topluluğundayım. Bursa Mithatpaşa ilk öğretim okulu Halk müziği çalışmalarımdan sonra Bursa Tabip Odası Koro şefi olarak devam ettim. Orhaneli de çekilen “Hacivat ve Karagöz neden öldürüldü” filminde ki rolüm ve filmin müziklerinde kullanılan derlemeleri bana ait iki Bursa türkümüzden sonra derleme çalışmaları için Bursa ve Kütahya bölgelerinden teklifler aldım ve bölgelerde oldukça verimli geçen derleme çalışmalarım devam etmektedir.Şu an Tavşanlı belediyesi sponsorluğunda kısa süre içersinde sonuçlanacak ve kültür hizmeti olarak ücretsiz dağıtılacak bir albüm çalışması yapmaktayım.

1 Ocak 2010

ASKERE GÖNDERDİK.

Kısa Dönem Olarak Gittiler.

                Mehmet Koyak (alioğlu) , Mehmet Koyak (carlos) ve Kamal Görer’i askere gönderdik. On bir Aralık Cuma gün akşam saat yirmibir sularında Gedikli köyü meydanda dua yapıldı. Şarkikaraağaç'a kadar uğurlanan askerler oradan otobüslerine bindiler ve birliklerine gittiler. Kemal Görer Ankaraya kısa dönem olarak Mehmet Koyak (alioğlu) ve Mehmet Koyak (carlos) İzmir'e kısa dönem olarak birliklerine teslim oldular.  Sağlık görevlisi olan Özgür Günal ise İstanbul Nato birliğine kısa dönem olarak teslim oldu.Çalışıyor olması sebebi ile görev yerinden birliğine direk gitti.

12 Aralık 2009.

MAHMUT VE SULTAN ÇİFTİNE MUTLULUK.

Yeni Bir Hayat Başladı Artık.

                   Mahmut Garip İle Sultan Öter evlendiler. Yirmi altı Kasım Cuma günü saat on altı sularında Bayram Garip’in evinin önünde bayrak kaldırıma merasimi yapıldı. Damat Mahmut Garip ile birlikte yakın akrabaları biraz oynadılar. Akşam ise Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde kına gecesi yapıldı. Yirmi sekiz Kasım Cumartesi saat on bir sularlında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yemek verilmeye başladı. Saat on beşte ellide gelin alımı için düğün seğmeni kız evine geldi. Gelin alımı merasiminden sonra her zamanki düğünlerde olduğu gibi düğün konvoyu kürenin yolunu tuttu.

                 Akşam ise saat on dokuz yirmi sularında gelin ve damadın Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gelmeleri ile düğün başladı. Önce gelin ve damadın danslarının ardından evli yada kavalyesi olan çiftler sahneye davet edildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde pasta kesme merasimi yapıldı. Dokuz katlı pasta önce gelin ve damat tarafından kesildi gelin ve damadın bir birlerine pasta yedirdiler. Daha sonra takı törenine yapıldı. Gecenin sonunda ise Muhammet Çetininin kolbastı oynaması büyük ilgi topladı. Herkes alkışlayarak izledi. Gelin ve damat arabaya bineceğinde ise arkadaşları sıralandılar damat herkesten adet olan yumruk yedi.

3 Aralık 2009

CANA GELMESİNDE MAL SORUN DEĞİL.

Yine Trafik Canavarı Bayram Mesaisindeydi.

                    Ali Garip ve Eşi Derya Garip Serikte trafik kazası geçirdiler. Yirmi yedi Kasım Cuma günü Serikte eski genpa kavşağında kaza meydana geldi. Hayati tehlikesi olmayan çitte Derya Geribin kaburga kemiğinde problem olduğunu öğrendik.

                   Ayrıntılı bilgi sahibi olmadığımız için haberimizde yanlış tarafımız var ise konuyu iyi bilenlerin bilgilendirmesini rica ederiz. Ayrıca Garip çiftine şahsım ve gazetemiz adaına Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

2 Aralık 2009

ASKERE YENİ NEFERLER GÖNDERİYORUZ.

Bizden Eğlencelerini Yapması! Onlara Kaldı Askerlik Yapmak.

                 Mehmet Koyak (alioğlu) , Mehmet Koyak (carlos) ve Kamal Görer’i askere göndermek için eğlenceleri yapıldı. Yirmi altı kasım Perşembe günü saat on sekiz otuz sularında askere gidecek gençlerin Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gelmeleri ile eğlence başladı.

                  Eğlencenin Arife gün akşama denk gelmesi sebebi ile eğlenceye katılanların bir kısmı köye geldiklerinde evlerine gitmeden Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine koştular. Gecenin ilk saatlerinde kimse yok gibi gözükürken gecenin ilerleyen saatlerinde dışarıdan gelenlerin katılması ile kalabalıklaştı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Gediklili gençler askerleri teker teker havaya fırlattılar. Geceye denk gelmesi sebebi ile konvoyu uzak gitmek yerine kısa tuttular ve köy meydanında biraz daha oynadılar.

2 Aralık 2009

TEDBİRİNİ ALMAZ İSEN HIRSIZ SOYAR.

Hırsızın Yaptığı Yanına Kâr Kalmaz Umarım.

                         Gedikli köyü içme su deposu ve Gedikli arazi sulama depolarının kabloları soyuldu. On iki kasım gece saatlerinde meydana geldiği iddia edilen olayda bütün değerli kablolar çalındı. Yirmi sekiz Nisanda Fakılar, Salur ve Gediklide bulunan DSİ sulama depoları soyulmuş idi.

                          Buna istinaden bir tedbir alınmamış olması hırsızların işini kolaylaştırmışa benziyor. Olay yerin jandarma krıminal ekibi geldi ve incelemelerde bulundu. En azından ufak bir güvenlik sistemi bile oranın korunmasında etkili olacağına inanıyoruz.

14 Kasım 2009

HASAN ALİ VE TUĞBA ÇİÇEK ÇİFTİNİN BEBEKLERİ OLDU.

 

Serik Devlet Hastanesinde Doğdu.

                            Gedikli köyü sakinlerinden Hasan Ali ve Tuğba Çiçek çiftinin bebekleri oldu. On iki kasım sabah saat dokuz otuz sularında serik devlet hastanesinde dünyaya gözlerini açtı. Minik bebeğin ismini ise Huriye koydular.

13 Kasım 2009

 

GÖLYAKA DA NİŞAN

Yalçın İle Bedia ya Mutluluklar.

                    Gedikli köyü kumluca mahallesi sakinlerinden Yalçın Karasu ile Gölyaka (Hoyran) sakinlerinden Bedia Çot nişanlandılar.

                   Sekiz Kasım  Pazar günü saat on bir ile on bir otuz sularında Gedikli köyü Hürriyet caddesi başlangıcında bulunan Teke heykelinin yanı toplanma noktası olarak seçildi ve Kumluca dan ve Gedikliden gelen ekip birleştiler. Saat on dört sularında nişan merasimi yapıldı. Takı töreni ve müteakibinde oynandı. Kız evinin sarıabalı Yörüklerinden ve Gedikliye akraba olması ise ayrıca not düşülecek bir konu olduğunu önemli bulduk.

9 Kasım 2009

CUMHURİYETİMİZİN 86. YILI TÜM YURTA KUTLANDI.

Türk Genci İsen Cumhuriyetine Sahip Çık.

                            Cumhuriyetimizin seksen altıncı yılı tüm yurtta olduğu gibi Gedikli köyünde de kutlandı. Saat on sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde kutlama töreni başladı. Önce saygı duruşu ve müteakibinde istiklal marşı okundu. Anaokulu öğretmeni Çiğdem Balkan kürsüye davet edildi, Cumhuriyetin anlamına ve önemine ilişkin konuşmasını yaptı. Daha sonra Gedikli Köyü muhtarı olarak kürsüye Abdil Yavuz davet edildi ve Cumhuriyetin anlam ve önemine ilişkin konuşmasını yaptı. Öğrencilerin şiirleri okundu. Halk oyunları gösterisi yapıldı.

29 Ekim 2009

AKŞEHİR BİZE BİR KIZ DAHA BORÇLU OLDU.

Gedikli Köyünden Akşehir'e Bir Kız Daha Gönderdik.

                  Gedikli köyü sakinlerinden Hatice Karasu ile Akşehir'den Yıldıray Erdem evlendiler.  Yirmi dört Ekim Cumartesi günü saat on üç sularında Gedikli köyünde Ali Osman Karasunun evinde kına yakılma töreni yapıldı.

                  Akşam saat on dokuz sularında Ali Osman Karasu'nun evinin önünde kına gecesi yapıldı. Oğlan evi ise Akşehir'de düğüne devam ettiler. Yirmi beş Ekim saat on üç sularında gelin çıkarma merasimi yapıldı.

26 Ekim 2009

KÖMÜR KAMYONU DEVRİLDİ.

Gedikli Kızıl Burun Mevkiinde Kaza Meydana Geldi.

                    Şarkikaraağaç Yenişarbademli yolu üzerinde seyretmekte olan kömür kamyonu kazaa yaptı. Gedikli Köyü kızıl burun mevkiinde keskin virajı alamayan kamyon şarampole devrildi. Yirmi iki ekim sabaha karşı meydana gelen kazada ilk incelemelerimize göre ölen olmadığı anlaşıldı.

                   Yirmi Ekim saat on altı sularında çekici getirilerek kaza mahallinden araç iki parça olarak bir bölümü, römork tarafı Gedikli köyüne getirildi. Aracın motor kısmının olduğu taraf ise tamiri yapılmak için çekiciye yüklenerek kaza mahallinden kaldırıldı.

23 Ekim 2009

DÜĞÜN GEDİKLİDE BAŞLADI SERİK'TE BİTTİ

Gedikliden Antalya'daki Akrabalara Nüfus Takviyesi

                      Gedikli köyü sakinlerinden Selma Demir ile Antalya Serik sakinlerinden Ali Dolay evlendiler. Üç Ekim Cumartesi günü öğle saatlerinde Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yemek verildi.

                     Cumartesi günü Akşam ise kına gecesi yapıldı.Saat on dokuz otuz sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezine gelin ve damadın gelmeleri ile kına gecesi başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde gelin ve damada kına yakıldı ve müteakibinde takı töreni yapıldı. Gedikli köyünde başlayan düğün ertesi gün Antalya Serik te devam etti.

5 Ekim 2009

RÜSTEM ALİ VE TUĞBA ÖZER ÇİFTİNİN MUTLU ANLARI.

Ramazan Tuna Ve Gülsüm Nehir Dünyaya Merhaba Dediler.

                    Gedikli köyü sakinlerinden Rüstem Ali ve Tuba Özerin ikizleri oldu.

                    Otuz eylül Çarşamba günü saat on bir sularında Antalya eğitim ve araştırma hastanesinde doğum gerçekleşti. Bebeklere Ramazan Tuna ve Gülsüm Nehir isimleri verildi.

30 Eylül 2009

 

YOLLARIN CANAVARI YİNE PUSUDA İMİŞ

Şölende O Kadar Güldük Eğlendik ! Kesin Nazar Değdi.

                    Osmaniye Yörükler kültür tanıtma ve dayanışma derneği ikinci Başkanı Alper Turan Tekeli genel muhasip Bestami Erdem, Osmaniye de güney oteli işletmekte olan Ali Acıbucu kardeşi Murat Acıbucu sarı keçililer dernek başkanı Pervin Çoban Savran’ın oğlu Hakan Isparta Yalvaç Yörük şöleninden döner iken Osmaniye yakınlarında kaza yaptılar.

                   Yolda önlerine çıkan tilkiye vurmamak için az kırınca üç takla attılar. Alper Turan Tekelinin kafasına dikiş atıldığını öğrendik. Telefonla görüştüğüm dostlarım durumlarının iyi olduklarını söylediler.

28 Eylül 2009

YALVAÇ YÖRÜK ŞÖLENİN ÜÇÜNCÜSÜ YAPILDI.

Köylülerden Başkana Yardımcı Olmaları İsteğimiz Var

                Yalvaç Aşağıtırtar Köyünde üçüncüsü düzenlenen Yörük şöleni yapıldı. Geçtiğimiz yıl Taşevi tarafında göl kenarına devletin yaptığı plajda yapılan şölen bu yıl ilk yapılan yere taşınmakla Yörüklere özgü bir yere taşınmış oldu. Yörüklerin bir sırtı dağa dayanmaz ise güç kuvvet alamaz. Yirmi altı Eylül Cumartesi gün öğleden sonra çadırlar kurularak ertesi gün için hazır edildi. Pazar gün sabah saatlerinde kalan eksiklikler tamamlandı.

               Saat on iki sularında saygı duruşu ve müteakibinde istiklâl marşı okundu. Arkasından Yalvaç Yörük derneği başkanı Murat Leylek konuşmasını yaptı. Konuşmasında  Yürüğün birde tanımına değindi. “ Yörük dediğin zaman herkesin aklın bir tek cümle geliyor. Yürüyen insan Yörük’tür. Yürüyen insan Yörük değildir. Yörük demenin adı Yörük demenin tadı ayağına çarık giyen taban etini yiyen eli çadırda olan azığı ile dağarcığındaki ekmeği çörek olan katığı çökelek olan ve hayatını ele emeği alın teri ile kazanan kişiye Yörük denir. Ecdadımız Anadolu ya geldikten sonra bir köy nüfusuna sahip olamayacak kadar toplulukla dünyaya hükmeden bir devlet kuruyorlar. Biz Yörükler olarak zoru yaşadık ama yokluğu hiçbir zaman görmedik ne zaman çadırın kapısını açtıysak ekmekte var yoğur ta  var sütte var. Ama ne zaman bizi dağdan aşağı indirdiler herkesin kapısında yokluklar başladı diyerek üretime dikkat çekti.” 

              Toroslar Yörük Türkmen Federasyon Başkanı Mustafa Küçükyaman konuşmasını yapmak için mikrofona davet edildi. “Murat başkanında söylediği gibi Yörüklüğe benimde bir ilavem olacak, Yörüklük Türklüğün yaşam biçimidir. Türkmenlik yerleşmiş Türke Yörüklükte günümüzde son yerleşmiş Türke denir. Bu bağlamda Türk kültürünün özü olan Yörük Türkmen kültürünü örf adet gelenek ve göreneklerini yaşatıp gelecek nesile aktarmak için yapılan faaliyetlerden biriside şu anda Aşağıtırtar köyünde yapılmaktadır. Saha faaliyetleri olarak ta adlandırdığımız sahada yapılan şölenlerimiz mevsim itibari ile sonuna yaklaşmaktadır. Oniki onüç eylülde dedemiz Ertuğrul gaziyi anma ve söğüt şöleni yapılmış ve bu gün Kırıkkale Karakeçili ilçesinde ve burada İlimizin Yalvaç ilçesi Aşağıtırtar Köyünde kültürümüzü yaşatıp yarınlara aktarmak amaçlı faaliyetler yapılmaktadır.  Bizler bu vatanı kurana kurtarana vede savunana minnet borçlu olan insanlarız. Bizlere düşen her türlü hizmeti seve seve yapmaya varız. Yine bizleri Cumhuriyetimizin kurucusu olan Ulu önder Mustafa Kemâl Atatürk şöyle anlatıyor. Arkadaşlar gidip toros dağlarına bakınız, orada bir Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda duman tütüyorsa şu dünyada herkes iyi bilsin hiçbir güç ve kuvvet bizleri yenemez demiştir. Bende diyorum ki o çadır var o çadırda duman tütüyor. Tarihimizde Yörük olmanın Türk olmanın bedeli çok ağır olmuştur günümüzde ve gelecekte de ağır olacaktır. Bizler bu bedeli ödemeye hazırız diye vurguda bulundu.

               Sarı keçili dernek başkanı Pervin Çoban Savran konuşmasını yapmak için mikrofona davet edildi. Öncelikle sarı keçililerin sorunlarına değindi. Hâlâ göçmekte olan sarı keçililerin yurt bulmakta zorlandıklarını çıktıkları yaylalarda kendilerine kötü davranıldığından bahsetti. Dernekçiliğin peygamber efendimizin sünneti olduğuna herkese nasip olmayacağına değindi. Birlik ve beraberlik olma zamanı olduğuna dikkat çekti. Bizler uykuda olduğumuz taktirde bizim üzerimizden bizim sırtımızdan neler yapılmakta. Evlerimizin köşesinde öyle bir icat var ki herkes uyuşturuluyor, uyuyoruz uyanalım. Üzerine bastığımız toprağa minnet borlu olduğumuza değindi. Daha sonra Uşak Banaz Yörük derneği başkanı Mustafa Şahin konuşmasını yapmak için mikrofon başına davet edildi. Kendisini tanıtan Şahin bu şenliklerin birlik beraberliğimizi sağlamak için olduğunu bizlerde onun için buradayız deyerek konuşmasını kısa kesti.

              Mehmet Köse (Anamalsı Mehmet) Yörük kızı isimli şiirini okudu. Burdur dan yarenler saz gurubu bağlamada Mehmet Can ve üflemeli çalgılar üstadı Mehmet Bedel müzikleri ile bizle ile oldu. Daha sonra ağalık seçimi yapıldı. Ağalığı sücüllü belediye başkanı Şenel Özkanlı aldı. Türk halk müziği ses sanatçısı Arzu Gök güzel türküleri ile sahneye çıktığında ise coşkusu ve güler yüzü ile herkesi oynatmayı başardı. Şölen alanının tarihi bir kilisenin üzerinde olması dolayısı ile kiliseyi ziyarete gelen turistlerin Yörük Türk kültürü hoşlarına gitti. Sanancımız ile birlikte resim çekindiler ve Başkan Murat Leyleğin onlara gösterdiği misafir perverlik turistleri sahneye

28 Eylül 2009

CANA GELECEĞİNE MALA GELDİ.

 Toroslar Yörük Türkmen Federasyon Başkanı Mustafa Küçükyaman Can Kaybı Olmadığına Sevindi.

                     Toroslar Yörük Türkmen Federasyon Başkanı Mustafa Küçükyaman’ın elemanlarından biri kaza yaptı. Burdurun Bucak ilçesi yakınlarında yük götürmekte olan kamyon ile uçuruma yuvarlandı. Kazadan Kamyon sürücüsü yaralı olarak kurtarılır iken kamyonda ağır hasar olduğunu bilgisine ulaştık.

28 Eylül 2009

BU DÜĞÜNDE DAĞ TAŞ HALAYA DURDUK.

Halayımız Gibi El Ele Bir Beraberlikleri Olsun

                  Gedikli köyü sakinlerinden Mehmet Toros ile Sarıkaya köyünden Fatma Kartaş evlendiler. Yirmi Eylül Pazar gün ikindi namazını müteakip gedikli köyünde Mahmut Toros’un evinde bayrak kaldırıldı. Akşam saat yirmi sularında ise Sarıkaya köyüne gidildi kına gecesi yapmak için. Sarıkaya köyünde kız evinin geniş avlusunda kurulan eğlence saat sekiz sularında başladı. Kız ve oğlana kına yakıldıktan sonra istek üzerine Gedikli gençliği sahneye davet edildi. Halaya tutuşan Gedikli gençliği koca avluda iki kat devasa bir halay kurdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde eğlenceye son verildi Gediklililer geri  döndü.

                  Pazartesi gün saat on bir otuz sularında Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yemek verilmeye başlandı on üç otuz sularında son buldu. Saat on dört sularında Gedikli Köyünden Sarıkaya Köyüne gitmek için yola çıkıldı. Sarıkaya Köyünden gelin alım merasiminin ardından Gedikli Köyüne gelen düğün seğmeni düğün evinin önüne gelmesine rağmen küre seferini atlamadı ve küreye gidildi. Kürede gelin ve damat her düğünde olduğu gibi oynatıldı ve düğün sahipleri de eşlik etti.

                Gedikli köyünde daha önceden planlanmış birde nişan olması Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde nişan için tahsis edilmiş olması sebebi ile  Pazartesi akşam saat yedi sularında Gedikli Köyünde Mahmut Torosun evinin önündeki yol kavşağı düğün alanı yapıldı. Gelin ve damadın dans etmeleri ile gece başlamış oldu. Gazetemizin sahibi olarak bir aşağı bir yukarı koşmaktan bitap düştüm. Gecenin başlangıç tarafını göremediğim için ben geldiğimde gedikli gençleri sahneye diye davet edildi. Gençlerin naz etmeleri ve sahneye ilk olarak benle beraber üç genç çıkması sebebi ile müzisyenler üç genç mi var diye espri yaptı. Sonra sahneyi dolduran gençler yine halaya gelince sığmak bilmedi. Gecenin ilerleyen saatlerinde havanında soğumaya başlaması sebebi ile düğün sahibi Mahmut Toros herkese teşekkür edip eğlenceye son vermek istedi ama gençlik devam etme kararı alınca düğün tekrar devam etti. Son çekilen halayda ise yine nerede ise köy meydanını buluyorduk.

24 Eylül 2009

BEYKÖY'E BORCUMUZU ÖDEDİK

Beyköy İle Akrabalığı Artırıyoruz.

                      Gedikli köyü sakinlerinden Ayşe Yaman ve Beyköy Köyü sakinlerinden Mehmet Kaplan nişanlandı.

                       Gedikli Köyü Kültür ve Spor Merkezinde yirmi bir Eylül pazartesi günü akşam saat on dokuz elli sularında Ayşe Yaman ve Mehmet Kaplan Çiftin salona girmesi ile eğlence başladı. Gelin ve oğlanın dans etmesinin arkasından bütün kavalyesi olan çiftlerde sahneye davet edildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Nişan töreni Yapıldı. Gecenin bitim noktasında ise önce kız sahnede bir sandalyeye oturdu oğlan etrafında oynadı sonra oğlan sandalyeye oturdu kız etrafında oynadı.

23 Eylül 2009

PROTOKOL, SİYASET GİTSİN TÖREN YÖRÜKLERE KALSIN

Protokolün Konuşması Yörüklerin Emek Verip Hazırladığı Gösterilere Engel Oldu.

                     728. Ertuğrul gazi’yi Anma ve Söğüt şenlikleri  On bir Eylül 2009 sabah saat dokuz sularında türen alanında bulunan Türk büyüklerinin anıtına çelenk bırakılması ile başladı. Perşembe günden gelemeyen Yörükler Cuma gün akşam saatlerine kadar geldiler ve kendilerine yapılan bıktırma politikasına direnircesine federasyonlar için ayrılan çadırlara yerleştiler. Şahıs olarak yada dernek olarak gelen Yörüklerin çadırlarının kurulmasına müsaade etmemek yada zorluk çıkarmak gibi bir uygulamaya ile karşı karşıya kaldı.

                      Bin bir güçlük ile yerleşen Yörükler çadırlarının önünde kendi kültürlerini yansıtan oyunlar gösteriler düzenlediler. Balıkesir Karesi Yörük federasyonunun kına yakma, halk oyunları ve küçük seyirlik oyunları izlenmeye değer idi. 

                      On iki eylül Cumartesi öğle saatlerine doğru Yörükleri karşılama töreni yapılmak için Söğüt hükümet konağı meydanına gidildi. Önce Yörüklerin hazırladıkları halk oyunları gösterisi sunuldu. Yine burada da organizasyonun eksikleri Yörük kızlarını Yörük oğullarını çileden çıkardı. Bin bir güçlükle hazırladıkları mükemmel halk oyunlarını organizasyonun çağın gerisinde kalıp orada bir bilgisayar bulundurmamaları sebebi ile müziklerde VCD sürekli takıldı. Kimi gurupların parçaları takılarak yada bazıları çalmadı kimi gurubun ise müziklerini hiç çalmadı oyunları iptal edildi. Halk oyunlarının arkasından Yörükler protokol ile tokalaşıp halkı selamladı. Mehter gösterisi ile hükümet konağı önündeki etkinlik sona erdi. Saat on altı sularında söğüt futbol sahasında ata sporlarımızdan birisi olan cirit etkinlikleri yapıldı.

                     Saat yirmi bir sularında tören alanında konser başladı. Konserin başlarında yağan yağmur halkın tören alanını doldurmasına engel olamadı. Önce Muğlalı sanatçılar sahneye çıktılar. Müteakibinde Sevcan Orhan sahneye çıktı. Daha sonra havai fişek gösterileri yapıldı. Havai fişek gösterisinin fonda bir müzik eşliğinde atılmaması geceye eğrelti gibi durmasına sebep oldu. Saat yirmi üç sularında ise Kubat’ın sahneye çıkması ile güzel türkülerimizle havai fişek gösterisinin ardından yeniden  buluştuk. Konserin ardından çadırlara döndüğümüzde Yörükler yeniden eğlence kurmaya başladılar her çadırın önüne vardığımızda farklı bir oyun farklı bir kültür sergilendi.

                      On üç Eylül Pazar günü sabah saat sekiz sularında Yörükler tören alanına gitmeye başladılar. Saat dokuz sularında Yörüklerin hazırladıkları halk oyunları gösterileri ile etkinlik başlamış oldu. Yağmur yağacağı öne sürülerek Yörüklerin hazırladıkları halk oyunlarının çoğunluğunun oynatıması iptal edildi. Türkiye’nin dört bir yanından ne güçlükler ile halk oyunları hazırlayıp gelen Yörüklerin oyunlarının oynatılmamasını protesto eden Samsun Yörükleri dayanışma ve kültür derneği alanı terk etti.

                      Daha sonra sırası ile konuşmalar yapıldı. Cumhur başkanı Abdullah Gül, TBBM başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Tayip Erdoğan     kutlama mesajları okundu. Söğüt Belediye Başkanı Osman Güneş,Kaymakamı Vural Karagül, Bilecik Valisi Musa Çolak, Küttür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Başbakan yardımcısı Bülent Arıç sırası ile konuşmalarını yaptılar. Bülent Arınç konuşmaya başladığı anda etkinliğe katılan halk tören alanını terk ettiler. Konuşmalar ve mesajlar hükümetin kendini anlatma törenine döndürdü katılımcıları sıktı ve kalkıp gitmelerine sebep oldu. Halkın arasına yerleştirilen polisin çokluğu halkın stadı terk etmesinin ardından Bülent Arıç’ın konuşmalarını polisler dinledi. Kutlamaları sanki polisler yapıyormuş gibi oldu.  Daha sonra Yörüklerin geçit töreni yapıldı. Mehter gösterileri ile son buldu.

 

15 Eylül 2009

MAHMUT GARİP VE SULTAN ÖTER NİŞANLANDI.

Çıktıkları Yol Mutluluk Yolu Olsun

                   Gedikli köyü sakinlerinden Mahmut Garip ile Sultan Öter nişanlandılar. On yedi Ağustos saat yirmi iki sularında Hasan Öterin evinde yapılan alile arası bir nişan yapıldı.

                  Nişan töreni hasan öterin evinin önünde yapıldı. Nişan törenini müteakip  yine orada bulunanlar arasında küçük çaplı bir eğlence yapıldı.

18 Ağustos 200

                                      ANA SAYFA     SONRAKİ HABERLER  >     

© Copyright 2006-20..  
Telif Hakları Yurtta sonhavadis Internet Gazetesinin sahibi Mehmet GARİP'e aittir. KÂR AMACI GÜTMEYEN HABER SİTESİ. Bizden izinsiz başka yerde yayını yasaktır.